YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7114
KARAR NO : 2023/4427
KARAR TARİHİ : 24.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.05.2015 tarihli ve 2014/1245 Esas, 2015/434 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 58 … maddesi ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mükerrirlik ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Tebliğnamede suça konu belge aslının aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının mahkemesince incelenmemesi nedeniyle bozma yönünden görüş bildirdiği görülmüştür.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi; hükmün usulden bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Kolluk görevlilerince şüphe üzerine durdurulan 34 (..) (….) plakalı aracın içerisinde bulunan şahıslara kimlik tespiti yapılırken sanığın görevlilere … … adına düzenlenmiş nüfus cüzdanını ibraz ettiği, bu şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanığın savunmasında, atılı suçlamayı ikrar ettiği belirlenmiştir.
3. Dosya içerisinde bulunan uzmanlık raporuna göre; … … adına düzenlenmiş nüfus cüzdanının tamamen sahte olarak hazırlanıp düzenlendiğinin tespit edildiği, yapılan sahtecilikte aldatıcılık niteliğinin bulunduğunun bildirilmiş olduğu görülmüştür.
4. Sanığın nüfus ve adli sicil kaydının dosya içerisinde mevcut olduğu belirlenmiştir.
5. Mahkemesince sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçunun sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Her ne kadar mahkemece suça konu belge üzerinde aldatma niteliği hususunda gözlem yapılmamış ise de; dosya içerisine getirtilen nüfus cüzdanı aslı üzerinde heyetçe yapılan incelemede; aldatma niteliğinin bulunduğunun belirlenmesi, belgenin ele geçiriliş biçimi, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce yapılan inceleme sonucu düzenlenen 29.10.2014 tarihli ekspertiz raporunda; inceleme konusu nüfus cüzdanının tamamen sahte olarak oluşturulmuş olduğu ve aldatma niteliğinin bulunduğu hususunun yeterli gerekçe ile açıklanması, raporda varılan sonucun dosyadaki bilgi/belgeler, olay/yakalama tutanağı ile de uyumlu olmasına göre, Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
2. Adli Emanetin 2014/14860 sırasına kayıtlı suça konu nüfus cüzdanının akıbeti hakkında mahallinde her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.
3. Tekerrüre esas alınan ilamda sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulandığı anlaşılmakla, sanığın ikinci kez mükerrir olduğunun gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
4. İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.05.2015 tarihli ve 2014/1245 Esas, 2015/434 Karar sayılı kararında, sanığın ikrara yönelik savunması, uzmanlık raporu ile dosya kapsamından sanığa atılı suçun sübut bulduğu anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
5. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.05.2015 tarihli ve 2014/1245 Esas, 2015/434 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve eleştiri dışındaki dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.05.2023 tarihinde karar verildi.