YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7165
KARAR NO : 2023/1627
KARAR TARİHİ : 15.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/700 E., 2015/95 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.04.2015 tarihli ve 2014/700 Esas, 2015/95 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, sahte senet tanziminin kendi fikri olmadığına, sabıkasız olduğunun gözetilmediğine, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ya da cezasının ertelenmesine karar verilmediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında yanında çalışan şikâyetçi … adına Adli Emanetin 2014/13127 sırasında kayıtlı iki adet bonoyu izni ve rızası dışında düzenleyerek, borcuna karşılık Mudo Doğalgaz isimli iş yerine verdiğinden bahisle resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmasında; suç tarihinde Fark Doğalgaz isimli işletmeyi çalıştırırken …’ın da yanında çalıştığını, ekonomik sorunlar yaşamaya başladığını, mal aldığı toptancıların kendi adına olan senetleri kabul etmeyip müşteri senetleri istediklerini, bu yüzden yanında çalışan şikâyetçiyi müşterisi gibi göstererek adına bazı senetler düzenlediğini, şikâyetçinin bundan haberi bulunmadığını beyan ederek, yüklenen suçu ikrar etmiştir.
3. Ekspertiz raporu ile suça konu bononun ön yüzündeki tanzim yazıları ile atılı bulunan imzaların sanığın ve şikayetçi …’ın eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir.
4. Mahkemece 20.04.2015 tarihli celsede; suça konu bonoların aldatma niteliğinin bulunduğuna dair tespit yapıldığı görülmüştür.
5. Suça konu bonoların ibraz edildiği Mudo Doğalgaz Isıtma Soğutma Sistemleri San. ve Tic. Ltd . Şti’ye ait dosyada örneği mevcut tahsilat makbuzundan, … adına düzenlenen suça konu bonoların şirkete 30.04.2013 tarihinde aynı anda teslim edildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesine göre “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi” durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup, aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığı; somut olayda, suça konu 25.04.2013 tanzim tarihli iki adet bononun değişik zamanlarda düzenlendiklerine ilişkin bir tespitin bulunmaması ve Mudo Doğalgaz Isıtma Soğutma Sistemleri San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye 30.04.2013 tarihinde aynı anda verilmek suretiyle kullanıldıklarının anlaşılması karşısında; zincirleme suç koşullarının oluşmadığı, birden çok sahte belgenin düzenlenmesi/kullanılması olgusunun 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi sırasında dikkate alınabileceği gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü. maddesi uyarınca artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
2. Mudo Doğalgaz Isıtma Soğutma Sistemleri San. ve Tİc.Ltd Şirketinin tahsilat makbuzundan, suça konu bonoların sanık tarafından 30.04.2013 tarihinde verildiğinin anlaşılması karşısında, suç tarihinin 30.04.2013 olduğu gözetilmeden gerekçeli karar başlığında 29.05.2014 şeklinde yanlış yazılması,
3. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.04.2015 tarihli ve 2014/700 Esas, 2015/95 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.03.2023 tarihinde karar verildi.