Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/7191 E. 2023/438 K. 07.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7191
KARAR NO : 2023/438
KARAR TARİHİ : 07.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/53 E., 2015/274 K.
SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İzmir 32. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.04.2015 tarihli ve 2014/53 Esas, 2015/274 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 206 ıncı maddesinin birinci fıkrası, 62 inci, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık hükmü temyiz etmek istediğini beyan ederek gerekçeli kararın kendisine gönderilmesini talep etmiş, gerekçeli karar tebliğinden sonra herhangi bir dilekçe vermemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın bir kavgada bıçakla yaralandıktan sonra hastanede ifadesi alınırken bir çok suçtan hakkında yakalama emri bulunduğundan kendisini … olarak tanıtmak suretiyle resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık sorgusunda; olay tarihinde ağır yaralı olduğunu ve görevlilere adını … olarak kendisinin söylemediğini beyan etmiştir.
3. Tutanak düzenleyicisi tanıklar yeminli anlatımlarında; sanığın üzerinde kimlik bulunmaması ve adını … olarak bildirmesi nedeniyle … adına tutanak düzenlediklerini beyan ederek, düzenledikleri tutanak içeriğini doğrulamışlardır.
4. Mahkemece, sanığın bizzat görevli memura yalan beyanda bulunarak resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
Sanığa isnat edilen ”resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçundan dolayı kurulan hükümde, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 23 ve 24 üncü maddeleri ile düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 250 ve 251 inci maddelerindeki “Seri Muhakeme Usulü” ve “Basit Yargılama Usulü”nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle 5271 sayılı Kanun’a eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendi ile “01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de;
Hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden; 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli, 2020/87 Esas ve 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 32. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.04.2015 tarihli ve 2014/53 Esas, 2015/274 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.02.2023 tarihinde karar verildi.