YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7342
KARAR NO : 2023/2102
KARAR TARİHİ : 28.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/521 E., 2015/1785 K.
SUÇ : Vergi Usul Kanunu’na aykırılık
HÜKÜM : Beraat
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, şikâyetçi vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.11.2015 tarihli ve 2014/521 Esas, 2015/1785 Karar sayılı kararının katılan vekili ve şikâyetçi vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Sanığa yüklenen 2010 takvim yılında sahte ve muhteviyatı itibarıyla sahte fatura düzenleme suçlarından doğrudan zarar görmeyen şikayetçi …’ın kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden katılan vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.11.2015 tarihli ve 2014/521 Esas, 2015/1785 Karar sayılı kararı ile sanığın 2010 takvim yılında sahte ve muhteviyatı itibarıyla sahte fatura düzenleme suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.10.2019 tarihli ve 2015/421207 sayılı, hükmün onanması görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz istemi, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
2. Şikâyetçi vekilinin temyiz istemi, şikâyetçinin atılı suçtan zarar gördüğüne, eksik incelemeyle karar verildiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Şikayetçi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Sanığa yüklenen 2010 takvim yılında sahte ve muhteviyatı itibarıyla sahte fatura düzenleme suçlarından şikâyetçi … doğrudan zarar görmediği, 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
1. Sanık hakkında 2010 takvim yılında sahte ve muhteviyatı itibarıyla sahte fatura kullanma suçları yönünden, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 08.04.2014 tarihli, 2014/15462 Esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının, Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.02.2015 tarihli ve 2014/315 Esas ve 2015/57 Karar sayılı kararı ile işbu dava dosyasıyla birleştirilmesine karşın, birleşen dosyadaki suçlar yönünden herhangi bir karar verilmediği anlaşılmakla, zamanaşımı da dikkate alınarak mahallinde bu suçlardan her zaman hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
2. Sanığın yargılama konusu 2010 takvim yılında sahte ve muhteviyatı itibarıyla sahte fatura düzenleme eylemleri için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359 uncu maddesinin (b) fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü; aynı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 17.02.2015 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
A. Şikayetçi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) alt başlığında açıklanan nedenle Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.11.2015 tarihli ve 2014/521 Esas, 2015/1785 Karar sayılı kararına yönelik şikâyetçi vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) alt başlığının (2.) paragrafında açıklanan nedenle Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.11.2015 tarihli ve 2014/521 Esas, 2015/1785 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.03.2023 tarihinde karar verildi.