YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7620
KARAR NO : 2022/18403
KARAR TARİHİ : 02.11.2022
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
…
Sanığın kira borcuna karşılık olarak verdiği suça konu 25.12.2011 keşide tarihli 20000 TL bedelli çekte keşideci imzasının bankadaki kayıtlara uygun olmaması ve ön yüzdeki yazıların sanığın eli ürünü olması nedeniyle sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul edilen kamu davasında; sanığın suçlamaları kabul etmediği, çeki Kosovadan gelen sipariş nedeniyle … isimli şahıs aracılığı ile aldığını, sahte olduğunu bilmediğini, sahte olduğunu öğrendiğinde müştekinin zararını giderdiğini beyan ettiği, müşteki … vekilinin 14.04.2015 havale tarihli dilekçe ile şikayetlerinden vazgeçtiklerini beyan ettiği ve Mahkemece çekin sahte olup olmadığı tespit edilmeden mahkumiyet hükmü kurulmuş olduğu dosya kapsamından anlaşılmakla gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından;
1-a)Keşideci… Tekstil…Ltd.Şti yetkilisi … ve varsa diğer şirket yetkilileri belirlenerek konuya ilişkin olarak gerektiğinde CMK’nin 48. Maddesine göre çekinme hakları da hatırlatılarak tanık sıfatıyla ifadelerinin alınması; suça konu çekin şirketlerine ait olup olmadığı, sanığın savunmasına konu olan …’ı tanıyıp tanımadıkları, bu şahısla ve sanıkla ticari ilişkilerinin olup olmadığı, suça konu çekteki keşideci imzasının kendilerine ait olup olmadığı sorularak kendilerine ait olmadığını söylemeleri halinde suç tarihindeki samimi imza örnekleri temin edilerek çekin tamamen sahte olup olmadığı ve imzanın keşideci şirket yetkililerine ait olup olmadığı yönünde uzman kurum veya kuruluştan bilirkişi raporu alınması ayrıca, sanığa … ile suça konu çeki almasına neden olan ticari ilişkiye ilişkin ticari defter, kayıt ve belgesinin olup olmadığının ayrıntılı bir şekilde sorulması,
b)Belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin öncelikle hakime ait olduğu gözetilerek, suça konu çek aslının duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aldatıcı nitelikte olup olmadığının kararda tartışılması ve denetime imkan verecek şekilde dosya içine konulması,toplanan tüm delillerin sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerekirken eksik araştırmayla mahkumiyetine karar verilmiş olması yasaya aykırı,
2-Kabule göre de;5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 02.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.