Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/7685 E. 2023/1587 K. 15.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7685
KARAR NO : 2023/1587
KARAR TARİHİ : 15.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/2675 E., 2015/946 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Hatay 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2015 tarihli ve 2014/2675 Esas, 2015/946 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; pişman olduğuna ve kararın usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. 25.11.2014 tarihinde durumundan şüphelenilerek kimlik göstermesi istenilen sanık, kolluk görevlilerine Suriye Ülkesine ait olarak görünen sahte sürücü belgesini ibraz etmiştir.
2. Dosya arasında bulunan kriminal rapora göre; her ne kadar sürücü belgesinin orijinal örnekleri arşivde bulunmasa da, optik aletler yardımıyla yapılan incelemede, sürücü belgesinin renkli fotokopi veya renkli bilgisayar yazıcısı yardımıyla oluşturulduğunun ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu belirtilmiştir.
3. Sanık savunmalarında suçlamaları kabul etmiştir.
4. Mahkemece sürücü belgesi üzerinde yapılan gözlemde de aldatıcılık niteliğinin bulunduğu kabul edilmiştir.
5. Sanık hakkında bilirkişi raporu, savunması ve tüm dosya kapsamından atılı suçu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Ancak;
a)Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarih ve 2013/8-151/304 sayılı kararında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerektiği, Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/515 Esas ve 2005/724 Karar sayılı ilamının, Mahkemece tekerrüre esas alınan Hatay 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/684 Esas ve 2012/1017 karar sayılı ilamından daha ağır hükümlülük içerdiği, bu sebeple tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
c) Yargılama gideri olarak hesaplanan miktarın 5271 sayılı Kanun’un 324 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına 6352 sayılı Kanun’un 100 üncü maddesiyle eklenen değişiklik doğrultusunda terkin edilecek miktar olan 20,00 TL’nin altında olması nedeniyle hazineye yükletilmesi yerine sanıktan tahsiline karar verilmesi,
Hukuka aykırı olup söz konusu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Hatay 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2015 tarihli ve 2014/2675 Esas, 2015/946 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasındaki 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine “Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/515 Esas ve 2005/724 Karar sayılı mahkûmiyet hükmü tekerrür oluşturduğundan, 5237 sayılı TCK’nın 58 inci maddesinin 6 ncı ve 7 inci fıkraları uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak yerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ile oluşan duruma göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi ve yargılama giderlerine ilişkin bölüm hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “14,85 TL yargılama giderinin hüküm tarihi itibarıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106 ncı maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20,00 TL’den daha az olması nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nın 324/4. maddesi gereğince hazineye yükletilmesine” ibaresinin yazılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından, 1412 sayılı CMUK’nin 326 ncı maddesinin son fıkrası ve 5275 sayılı Kanun’un 108 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesine,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.03.2023 tarihinde karar verildi.