YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7707
KARAR NO : 2023/1369
KARAR TARİHİ : 08.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/98 E., 2015/136 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Anadolu 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.04.2015 tarihli ve 2014/98 Esas, 2015/136 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına sanık …’i cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.10.2019 tarihli ve 2015/237356 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiinin temyizi; sanıkların atılı suçu işlemediklerine, suç kastının bulunmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, suç vasfının resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklardan Casim ve Mehmet’in katılan …’in 2009 yılında vefat eden eşinin kardeşleri oldukları, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilen temyiz dışı sanık …’in ise sanık …’in eşi olduğu, sanık …’in katılan aleyhine Çatalca İcra Müdürlüğünün 2013/807 esas sayılı takip dosyasında icra takibi başlattığı katılanın yaklaşık bir yıl önce sanıkların ikamet etmekte olduğu apartmandan taşınmış olmalarına rağmen sanığın icra takibinde katılanın eski adresini gösterdiği ve tebligatın eski adrese gönderildiği, burada sanıklar … ve … ‘in yönlendirmesi ile temyiz dışı sanık …’in katılan adına gelen tebligatı katılanla aynı binada oturmamasına rağmen tebliğ alarak icra takibinin kesinleşmesine neden olduğu bu şekilde sanıkların atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediklerinden bahisle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık …’in savunmasında, atılı suçlamayı kabul etmeyerek, eşi olan Gülşah’a tebligatı alma konusunda baskı yapmadığını, ağabeyi olan sanık …’in vefat eden ağabeyinden alacağı olduğunu bildiğini ancak ayrıntısını bilmediği savunmuş olduğu belirlenmiştir.
3. Sanık …’in savunmasında, atılı suçlamayı kabul etmediğini, vefat eden ağabeyi ile ortak iş yapmaları nedeniyle kendisinden alacağı olduğunu, katılan …’nın adres bildirmeden evden ayrılması nedeniyle tebligatın sistemden dolayı bu şekilde yapıldığını, halen de Fatma ve çocukları adına bu şekilde tebligatların geldiğini savunmuş olduğu belirlenmiştir.
4. Temyiz dışı sanık …’ın savunmasında, apartmanda tek okur yazar kendisinin olması nedeniyle Fatma ve çocukları adına gelen tebligatları aldığını ancak içeriğini bilmediğini eşi olan Mehmet’e verdiğini onun da Fatma’nın avukatına haber verdiğini savunmuş olduğu anlaşılmıştır.
5. Mahkemesince sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçunun sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Sanıklardan Casim ve Mehmet’in katılan …’in 2009 yılında vefat eden eşinin kardeşleri oldukları, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilen temyiz dışı sanık …’in ise sanık …’in eşi olduğu, sanık …’in katılan aleyhine Çatalca İcra Müdürlüğünün 2013/807 esas sayılı takip dosyasında icra takibi başlattığı katılanın yaklaşık bir yıl önce sanıkların ikamet etmekte olduğu apartmandan taşınmış olmalarına rağmen sanığın icra takibinde katılanın eski adresini gösterdiği ve tebligatın eski adrese gönderildiği, burada sanıklar … ve … ‘in yönlendirmesi ile temyiz dışı sanık …’in katılan adına gelen tebligatı katılanla aynı binada oturmamasına rağmen tebliğ alarak icra takibinin kesinleşmesine neden olduğu bu şekilde sanıkların atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri iddia ve kabul olunan olayda;
UYAP üzerinden yapılan incelemede, sanık … hakkında katılanlar aleyhine yaptığı icra takibi nedeniyle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kamu davası açıldığı ve Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin 28.09.2022 tarihli ve 2020/230 Esas, 2022/352 Karar sayılı ilamı ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulduğu ve bu kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 05.12.2022 tarihli ve 2022/3246 Esas, 2022/2396 Karar sayılı kararı ile bozulmuş olması karşısında, belirtilen dava dosyası getirtilip incelenerek, sanıkların eylemleri ile hukuki ya da fiili bağlantı bulunması ve mümkün olması halinde birleştirilmesi aksi halde bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesinden sonra, sanık …’in eyleminin zincirleme suç yönünden de değerlendirilerek toplanan delillerin sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ve araştırma neticesinde sanıkların atılı suçtan mahkûmiyetlerine hükmedilmesi nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.04.2015 tarihli ve 2014/98 Esas, 2015/136 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.03.2023 tarihinde karar verildi.