Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/7743 E. 2023/1764 K. 21.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7743
KARAR NO : 2023/1764
KARAR TARİHİ : 21.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/297 E., 2015/134 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.04.2015 tarihli ve 2014/297 Esas, 2015/134 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, şikayetçi ile sanık arasında uzun yıllardır süregelen ticari ilişki olduğuna, çekin ortağı tarafından sanığa verildiğine, ortağı olan diğer sanığın ilk ifadesinin de bu yönde olduğuna, aralarında ihtilaf çıkınca ilk ifadesini tehditle verdiğini söylediğine ve sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanmamasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Tekstil işi ile uğraşan sanığın, suça konu sahte çeki aralarında süregelen ticari ilişki olan ve dikim atölyesi bulunan şikayetçiye verdiği, şikayetçinin çek bedelini tahsil edince işi yapmaya başlayacağı, ancak çekin ibrazında sahte olduğunun anlaşıldığı iddia ve kabul edilmiştir.
2. Sanığın savunmaları, suça konu çekin kendisi tarafından kullanıldığı hususunda ikrara yönelik, ancak söz konusu çeki kendisine ortağı olan ve hakkında 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde düzenlenen tacir ve şirket yöneticilerinin dolandırıcılığı suçundan verilen beraat hükmü kesinleşen ortağı …’ın verdiğine yöneliktir.
3. Kovuşturma aşamasında alınan bilirkişi raporu ile suça konu çekin ön ve arka yüzündeki imza ve yazıların sanığa ait olmadığı tespitinin yapıldığı anlaşılmıştır.
4. Kriminal rapor ile suça konu çekin sahte olduğu ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu belirlenmiş, Mahkeme tarafından da suça konu çek aslının getirtilerek unsurlarının tam olduğu ve aldatıcılık niteliği bulunduğu tespitlerinin yapılmış olduğu görülmüştür.
5. Yapılan yargılama sonunda dosya kapsamı itibarıyla ve aralarındaki ticari ilişki neticesinde sanık … tarafından çekin kullanıldığının sabit olduğu kabulü ile gerekçeleri açıklanarak erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri uygulanmaksızın sanık hakkında incelemeye konu mahkumiyet hükmü verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanığın, suça konu çeki hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan beraat hükmü verilen ve ortağı olan sanık Abdülhadi’den aldığını iddia etmesi üzerine Abdülhadi’nin de olayın olduğu günün ertesinde 26.10.2013 tarihli ifadesinde çeki kendisine Halkalı’da inşaat işleri yapan ve Muşlu Cahit olarak tanıdığı ve 05546603631 nolu telefonu kullanan kendisiyle ticari alışverişi olduğunu iddia ettiği kişinin verdiğini savunduğu ancak olaydan yaklaşık 8 ay sonra ortağı olan sanıkla arasında husumetin de oluştuğu bir zamanda Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığında vermiş olduğu ifadesinde önceki iddialarının aksine çekle ilgisinin olmadığını savunması, sanık …’in suça konu çek üzerinde cirosunun ve yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde yazısının ve imzasının bulunmadığının anlaşılması, şikayetçi …’in sanık ile aralarında süregelen ticari ilişki olduğunu, bugüne kadar böyle bir sıkıntı yaşamadığını beyan etmesi ve sanığın istikrarlı olarak çeki kendisine ortağı olan diğer sanığın verdiğini savunmasına karşın diğer sanık …’nin beyanlarının aşamalarda çelişkili olması karşısında; sanık …’nın 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinde düzenlenen resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmasına yeterli delil olmadığı gözetilmeksizin beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.04.2015 tarihli ve 2014/297 Esas, 2015/134 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.03.2023 tarihinde karar verildi.