YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7821
KARAR NO : 2023/1451
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/717 E., 2015/241 K.
SUÇLAR : Kasten yaralama, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Karşıyaka 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.04.2015 tarihli ve 2014/717 Esas, 2015/241 Karar sayılı kararı ile ;
a) Özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına,
b) Kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesi ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi; kasten yaralama suçunun unsurlarının oluşmadığına, katılandan kurtulmak için müdahale ettiğine, katılanın bu sebeple yaralandığına, ayrıca yırtılan belgenin de hukuki nitelik taşımadığına, her iki suçtan da beraati yerine hatalı şekilde mahkumiyetine karar verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan … ile sanık …’nın eskiden beri tanışık oldukları, iştirak halinde bar, pavyon gibi iş yerlerinde çalışan kadınlara para karşılığında bu yerlerde çalışmaları için gerekli olan belgeleri düzenleyerek menfaat temin ettiklerinden bahisle yargılandıkları ve mahkum oldukları, bu sebeple katılanla sanık arasında husumet oluştuğu anlaşılmıştır.
2. Sanığın suç tarihinde elinde meçhul bir kişi adına düzenlenmiş sahte kan karnesi ile yolda yürüdüğü esnada katılanın sanığa saldırarak elinden bu karneyi almak istediği, sanığın ise vermediği, aralarında çıkan kavga neticesinde karnenin ikiye bölündüğü ve katılanın kendisinde kalan bölümü soruşturma dosyasına ibraz ettiği belirlenmiştir.
3. Adli tıp kurumu raporuna göre kavga sırasında sanığın katılanı basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ölçüde yaraladığı tespit edilmiştir.
4. Belge ile ilgili yapılan araştırmaya göre belgenin üzerinde yer alan kaşe ve hekim imzası ile hastane barkod numarasının sahte olduğu anlaşılmıştir.
5. Mahkemece yarısı yırtılmış olan suça konu belgenin kimin adına düzenlendiğinin anlaşılamadığı, tek başına kullanılması halinde hukuki bir sonuç doğurmayacağı ancak aldatma niteliğinin mevcut olduğu gözlemlenmiştir.
6. Mahkeme tarafından sanığın belgenin yırtık olması nedeniyle özel belgede sahtecilik suçunu ve haksız tahrik altında katılanı yaralaması nedeniyle de kasten yaralama suçunu işlediği gerekçesiyle hakkında mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Kasten Yaralama Suçundan Kurulun Hüküm Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 86. Maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen kasten yaralama suçunun uzlaştırma kapsamında olması ile kasten yaralama suçuyla ile birlikte dava konusu yapılan özel belgede sahtecilik suçu yönünden asıl mağdurun kamu olması nedeniyle mağdurları farklı olan suçlarda uzlaştırma kapsamında kalan suçla ilgili uzlaştırma hükümlerinin uygulanmasında zorunluluk bulunması yine soruşturma ve kovuşturma aşamalarda katılan ve sanığa uzlaştırmayla ilgili hiç bir hatırlatma yapılmadığı da dikkate alınarak 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
B. Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yerleşik Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere; özel belgede sahtecilik suçunun maddi konusu olan belgenin hukuki değer taşıyan içeriğe sahip ve (hukuki bir vakayı veya bir hakkı ispata elverişli bulunması) hukuki sonuç doğurmaya elverişli olmasının gerektiği; somut olayda ise yarısı yırtılmış ve kimin adına düzenlendiği belli olmayan evrakın suçun maddi konusunu oluşturan belge olarak tanımlanmasının mümkün olmaması ve bu itibarla atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle sanık hakkında beraat yerine mahkumiyet hükmü kurulması,
Nedenleriyle hükümler hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Karşıyaka 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.04.2015 tarihli ve 2014/717 Esas, 2015/241 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03.2023 tarihinde karar verildi.