Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/7835 E. 2023/3611 K. 04.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7835
KARAR NO : 2023/3611
KARAR TARİHİ : 04.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Zile Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2015 tarihli ve 2014/62 Esas, 2015/282 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık müdafinin temyiz isteği; usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulması, sanığın atılı suçu işlemediği, sanığın bonoları imzalı bir şekilde katılanın kendisine teslim ettiği savunması karşısında suça konu bonolar üzerinde keşideci yerinde bulunan imzaların açıkça sanık tarafından atılıp atılmadığının tespit edilmesi ve sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.
2.Katılanın temyiz isteği, sanığın … Isı’ya 1 adet, … Isı’ya 4 adet, … Boya’ya 2 tane sahte senet düzenleyerek verdiği, cezanın arttırılması, kararın bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın katılanın bilgisi dışında hepsi 06.11.2012 tanzim tarihli olup sırasıyla 30.04.2013 ödeme günlü 3.750,00 TL bedelli, 28.02.2013 ödeme günlü 4.250,00 TL bedelli ve 31.03.2013 ödeme günlü 4.250,00 TL alacaklısı Konak İnşaat, borçlusu … senetleri tanzim edip kullandığı anlaşılmıştır.
2.Samsun Kriminal PLM tarafından 16.12.2013 tarihinde yapılan mukayesesi sonucu düzenlenen raporda 3.750,00 TL, 4.250,00 TL ve 4.250,00 TL bedelli 3 adet senet üzerinde bulunan düzenleme hanesindeki yazıların sanık …’ in el ürünü olduğunun ancak borçlu bölümündeki imzanın katılan ve sanığa ait olup olmadığı hususunda herhangi bir tespit yapılamadığının belirtilmiştir.
2. Mahkemesince; katılanın gerek soruşturma gerek kovuşturma aşamasında ısrarlı beyanları ile bir ticari ilişkisinin olmadığını, sanık ile futbol muhabbetinden dolayı tanıştığını, sanığın bu tanışıklığı istismar ederek kendisi adına senet düzenleyip imzalayarak piyasaya sürdüğünü, bu şekilde borçlandığını, kendisine icra takibi yapıldığını beyan ettiği, dosyada yer alan kriminal raporda belirtilen ve adli emanete alınan Samsun 6. ve 7. İcra Müdürlüğü tarafından celbedilen ve alacaklıları Konak İnşaat …, borçlusu ise … olan 3 adet senedin incelenmesinde bu senetlerin sanık tarafından cirolanarak piyasaya sürüldüğü, sanığın yargılama aşamasında talimatla alınan beyanında ise katılanın kendisine hatır senedi verdiğini ileri sürdüğü, senetlerin üzerini doldurduğunu kabul ettiği, ancak imzaları kimin attığını hatırlamadığını beyan ettiği hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın katılanın saflığından yararlanarak sanık adına kendisini alacaklı, sanığı borçlu gösterdiği senetler tanzim ettiği, bu senetleri kendi borcuna karşılık piyasaya sürdüğü, bunun üzerine senedi alan üçüncü kişiler katılana karşı icra takibi başlattığı gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1.Senetlerden 4.250,00 TL bedelli olan 2 adet senedin 10.05.2013 tarihinde, 3.750,00 TL bedelli olanın ise 12.06.2013 tarihinde “… Teknik Isı ve Tesisat Tic.Ltd.Şti” tarafından icra takibine konu edildiği, yine dosya arasındaki belgelere göre aynı taraflar arasında başkaca sahteliği iddia olunan senetlerde bulunduğu gözetildiğinde, sanık hakkındaki verilecek cezaya etkisi bakımından öncelikle sanığın katılan adına düzenlediği diğer senetlerin akıbeti araştırılıp eğer dava açılmış ve mümkün ise dosyaların birleştirilmesi aksi halde ilgili evrakların usulünce temini ile bilahare sanığın dava konusu senetleri ilk olarak ciro ederek kullandığı kişilerin tespiti ile suça konu senetlerin aynı anda mı farklı zamanlarda mı kendilerine verildiği belirlenip Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.06.2010 tarih ve 98/143 sayılı kararındaki aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağının bulunmadığı da gözetilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine eksik araştırma ile karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Kabule göre de; 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Zile Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2015 tarihli ve 2014/62 Esas, 2015/282 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.05.2023 tarihinde karar verildi.