YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7853
KARAR NO : 2023/1825
KARAR TARİHİ : 22.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/187 E., 2015/186 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Menderes 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.04.2015 tarihli ve 2014/187 Esas, 2015/186 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a)Dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ve 2.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b)Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci madesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, adil yargılama yapılmadığına, yeniden yargılanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın Ziraat Bankasında memur olduğu, daha önceden tanıdığı katılan …’a, akrabası olan katılan …’nın yatalak olduğunu, bir kredi yenileme işlemi nedeniyle paraya ihtiyacı olduğunu, kendisinin gelemediğini, bu işlem için gerekli olan parayı ödünç olarak verip veremeyeceğini, buna karşılık …’ya senet imzalatacağını, kendisinin de kefil olacağını söylediği, katılan …’ın da sanığa güvenerek 25.000 TL verdiği, karşılığında da suça konu senedi aldığı, katılan …’ın borcun ödenmemesi üzerine senet borçlusu katılan … ve kefil olan sanık … aleyhine icra takibi başlattığı, katılan …’nın şikayetçi olması üzerinde soruşturma başlatıldığı, İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nün BLG-14-01452 sayılı raporuna göre senetteki yazı ve imzaların katılan … ve katılan … eli ürünü olmadığı anlaşılmıştır.
2. Sanık soruşturma aşamasında; çalıştığı Ziraat Bankası şubesinden kredi alan katılan …’nın, krediyi yapılandırmak için paraya ihtiyacı olduğunu söylediğini, kendisinin de katılan …’dan katılan … adına para istediğini, bu para karşılığında suça konu senedi kendisinin de bulunduğu bir ortamda katılan …’a verdiğini savunmuş; yargılama aşamasında ise, katılan …’ın borç olarak verdiği parayı katılan …’ya verdiğini, onun da suça konu senedi imzalayarak verdiğini, kendisinin de daha sonra katılan …’a verdiğini savunmuştur.
3. Katılan …, akrabası olan sanığın imzasını taklit edip suça konu senedi düzenleyerek katılan …’a verdiğini, katılan …’ın aleyhine icra takibi başlatması üzerine durumdan haberdar olduğunu, senetteki imzanın kendisine ait olmadığını, katılan … ise; suça konu senedi sanığın verdiğini, senet borçlusu …’yı görmediğini beyan etmiştir.
4. Mahkemece; suça konu senet aslı duruşmaya getirtilmiş, senedin 25.07.2013 ödeme tarihli 25,000 TL bedelli senet olduğu, düzenleme tarihinin 25.06.2013 olduğu, alacaklısının katılan …, borçlusunun katılan …, kefilin ise sanık … olduğu, senedin arkasında sanık …’ın isim ve imzasının bulunduğu, senedin aldatıcılık niteliğinin bulunduğu belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Menderes 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.04.2015 tarihli ve 2014/187 Esas, 2015/186 Karar sayılı kararında, sanığın, katılan …’nın imzasının taklit ederek veya ettirerek oluşturduğu aldatıcılık niteliği bulunan sahte bonoyu katılan …’a vererek kullandığının anlaşılması nedeniyle, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
B. Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Menderes 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.04.2015 tarihli ve 2014/187 Esas, 2015/186 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Menderes 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.04.2015 tarihli ve 2014/187 Esas, 2015/186 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.03.2023 tarihinde karar verildi.