Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/7991 E. 2023/5036 K. 13.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7991
KARAR NO : 2023/5036
KARAR TARİHİ : 13.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.07.2015 tarihli ve 2015/27 Esas, 2015/296 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Sanık müdafii ve sanığın esas hakkındaki mütalaaya karşı beyanlarının tespit edilmemesi ve sanıktan son sözünün sorulmaması sebebiyle savunma hakkının kısıtlandığı,
2. Sanık hakkında beraat kararı verilmesi,
Hususlarına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Liva Toplu Tüketim Gıda Ltd şirketi ortakları olan şikâyetçiler Kürşat ve … …’nın evlerinden 10.06.2012 tarihinde hırsızlık yapıldığı, bu kişilere ait birtakım eşyalar ile şirkete ait çek karnesinin boş olarak çalındığı, şirkete ait çek koçanlarından elde edilen suça konu çekin 17.08.2012 keşide tarihli ve 6.250,00 TL bedelli olarak sanık emrine düzenlendiği ve ortak tanıdıkları … … isimli kişi aracılığıyla, borç olarak alınan 5.000,00 TL para karşılığında teminat olarak katılan …’e verildiği, paranın ödenmemesi üzerine katılanın bir süre beklediği, parasını alamayınca çek hesabı sahibini araştırıp şikâyetçi Kürşat ile yaptığı görüşmeden sonra çekin çalıntı olduğunu öğrendiği anlaşılmıştır.
2. Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Adli tıp belge inceleme uzmanı tarafından tanzim olunan, 16.01.2015 tarihli raporda; “Suça konu çekin ön ve arka yüzünde yer alan tüm mürekkepli kalem yazıları ile çekin ön yüzünde yer alan keşideci imzaları ve arka yüz birinci ciranta imzasının sanığın eli ürünü olduğu” görüşü açıklanmıştır.
4. Mahkemece, 13.07.2015 tarihli duruşmada suça konu çek üzerinde gözlem ve inceleme yapılarak özellik ve unsurları ile çekin normal çek görünümünde olup herhangi bir silinti ve tahrifat bulunmadığı hususları duruşma tutanağına yansıtılmıştır.
5. Sanığın güncel adlî sicil kaydı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Savunma Hakkının Kısıtlanmasına Yönelen Temyiz Sebebi
Sanık müdafiinin dava dosyasına 09.07.2015 tarihinde UYAP üzerinden vekâletname gönderdiği, ekinde herhangi bir mazeret dilekçesinin bulunmadığı, hüküm duruşmasında gerek sanığın gerek sanık müdafiinin hazır da olmadıkları belirlenmekle, Mahkemece mazeretsiz şekilde duruşmaya iştirâk etmeyen savunma makamına esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmalarını hazırlamak üzere re’sen süre tanınmamasında ve 5271 sayılı Kanun’un 216 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer verilen; “Hükümden önce son söz, hazır bulunan sanığa verilir.” şeklindeki açık düzenleme karşısında hüküm duruşmasında hazır bulunmayan sanığa son sözünün sorulamamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Beraat Talebine Yönelen Temyiz Sebebi
Her ne kadar sanık savunması inkâra yönelik ise de dava dosyasında mevcut 16.01.2015 tarihli Bilirkişi Raporunun, Olay ve Olgular başlığı altında (3) numaralı paragrafta yer verilen içeriği ve Mahkemenin 13.07.2015 tarihli, tutanaklara yansıttığı gözlem ve tespiti karşısında sanığın suçunun sübuta erdiği anlaşılmakla, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Re’sen Dikkate Alınan Hususlar Yönünden
1. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “… ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “… denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen …” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.07.2015 tarihli ve 2015/27 Esas, 2015/296 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.06.2023 tarihinde karar verildi.