Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/8199 E. 2023/3576 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8199
KARAR NO : 2023/3576
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 34. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2015 tarihli ve 2013/338 Esas, 2015/276 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Dolandırıcılık suçundan; 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; mahkemece verilen kararın bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde ,sanık …’in; katılan …’ya ait … Elektrik Ev Ürünleri Mob. Teks Gıda. İnş. Tic. San. Ltd. Şti’den mal alıp kendisini … olarak tanıtıp senetler imzaladığı ve almış olduğu eşyaları evine götürüp adresi boşaltıp kaçtığı, iddia olunmuştur.
2. Sanık savunmasında, suçlamayı inkar etmiştir.
3. Tanık olarak bilgilerine başvurulan N.E. ve M.Ş. beyanlarında; kendisini … olarak tanıtarak senetleri imzalayanın sanık olduğunu bildirmiş ve kovuşturma aşamasında fotoğraf üzerinden sanığı teşhis etmişlerdir.
4. Adli emanetin 2013/17117 sırasında kayıtlı suç konusu bonoların dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmiştir.
5. Mahkemece, dosyada mevcut olay günü katılan …’e ait iş yerine mobilya almak için gittiğini kabul etmekle birlikte senetlere isim yazmaksızın imza attığına dair kaçamak ikrar mahiyetindeki sanık beyanı, katılanların aşamalarda değişmeyen beyanı, sanık geldiğinde, alışveriş ve senet düzenleme işlerinde ona yardımcı olan iş yeri çalışanları tanıklar N. E. ve M. Ş.’in birbiri ile örtüşen ve sanığın teşhisine ilişkin beyanları, iş yerine ait senetlerin imzalanması sürecini gösterir sanık tarafından da içeriği kabul edilen güvenlik kamera kayıtları ile suç konusu 17 adet bono ile bu bonolarla yapılan alışveriş sonrası düzenlenen bonoların miktar ve içeriklerini doğrulayan satış sözleşmesi ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1.Sanığın tekerüre esas alınan Küçükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/157 Esas ve 2012/772 Karar sayılı ilamına konu 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamında kaldığı anlaşılmakla; bu suç yönünden uzlaştırma hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığı mahkemesinden araştırılarak sonucuna göre bu ilamın ya da adli sicil kaydındaki diğer ilamlardan biri nedeniyle tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı ile hükümden sonra 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı gereğince 5237 sayılı Kanun’un 53/1-b bendinin yeniden değerlendirilmesinin infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma hükümlerinin yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki dolandırıcılık suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış olduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7 nci maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi için gereği yapılarak sonucuna göre , sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle İstanbul 34. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2015 tarihli ve 2013/338 Esas , 2015/276 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle İstanbul 34. Asliye Ceza Mahkemesi, 05.05.2015 tarihli ve 2013/338 Esas , 2015/276 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.05.2023 tarihinde karar verildi.