Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/8215 E. 2023/29 K. 09.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8215
KARAR NO : 2023/29
KARAR TARİHİ : 09.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Özel belgede sahtecilik

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.04.2015 tarihli ve 2013/566 Esas, 2015/301 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 51 inci maddesi uyarınca 10 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz sebepleri; …’nın kovuşturma aşamasında tanık sıfatıyla ifadesi alınmadan ve bilirkişi incelemesi yapılmadan eksik inceleme sonucu karar verildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın, ev satın almak için emlakçılık yapan sanıkla iletişime geçtiği, katılanın satın alacağı evi belirlemesinden sonra sanık tarafından kredi işlemlerine başlanıldığı, ancak uygun miktarda kredi çıkmaması üzerine katılanın evi almaktan vazgeçerek bankaya ibraz edilen kredi başvuru evrakını geri aldığı sırada sanığın katılanın bilgisi ve rızası dışında katılanın kiralayan sıfatı ile imzasının bulunduğu ve herhangi bir hukuki ilişkiye dayanmayan kira sözleşmesini de bankaya sunduğu anlaşılmıştır.
2. Suça konu kira sözleşmesinde kiralayan kısmında katılan … adına imza bulunduğu, kiracı kısmında ise … adına imza bulunduğu belirlenmiştir.
3. Sanık, suça konu kira sözleşmesi ile bir ilgisinin olmadığını belirterek üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
4. … Jandarma Kriminal Polis Laboratuvarı 01.08.2013 tarihli raporunda; kira sözleşmesinde … adına atfen atılı bulunan imzanın …’nın el ürünü olmadığı, söz konusu imzanın sanık …’un el ürünü olduğunu, katılan … adına atfen atılı bulunan imzanın …’ın el ürünü olmadığı, farklı bir şahıs tarafından uydurma suretiyle atıldığı, taklit ya da uydurma suretiyle atılan imzaları atan şahsın, kendi imzasındaki kaligrafik ve karakteristik özellikleri bu tür imzalara yeterince yansıtmaması nedeniyle söz konusu imzanın …, Servet … ve …’nın el ürünü olup olmadığı hususunda müspet ya da menfi bir kanaat bildirmenin mümkün olmadığını belirtmiştir.
5. Mahkemece, sanığın özel belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hüküm;
1. Kira sözleşmesinde kiracı sıfatıyla imzası bulunan …’nın duruşmaya çağrılarak CMK’nın 48 nci maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra tanık sıfatıyla ifadesi alınmadan eksik araştırmayla hüküm kurulması,
2. Belgede sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu ve suça konu belge aslı üzerinde aldatma niteliği yönünden bir değerlendirme yapılmadığı da göz önüne alınarak, suça konu belge aslı duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan sonra aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi ve denetime olanak sağlayacak şekilde belge aslının dosya içinde bulundurulması gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle hüküm kurulması,
3. Kabule göre ;
a) 5271 sayılı CMK’nın 231 nci maddesinin sekizinci fıkrasına 28…..2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72 nci maddesi ile eklenen “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilmeden, suç tarihi itibarıyla engel adli sicil kaydı bulunmayan, bir daha suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaat oluştuğundan cezası ertelenen sanık hakkında, adli sicil kaydında daha önceden verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğu gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b) Adli Emanetin 2013/1791 sırasında kayıtlı kira sözleşmesinin dosyada delil olarak saklanması yerine, katılana iadesine karar verilmesi,
Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.04.2015 tarihli ve 2013/566 Esas, 2015/301 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.01.2023 tarihinde karar verildi.