Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/8217 E. 2023/1617 K. 15.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8217
KARAR NO : 2023/1617
KARAR TARİHİ : 15.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/600 E., 2015/224 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Büyükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.04.2015 tarihli ve 2013/600 Esas, 2015/224 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 210 uncu maddesi delaletiyle aynı Kanunun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; senetleri imzaladığından katılanın bilgisi olduğuna ve mağdur olduğuna, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, suç tarihi itibarıyla aralarında ortaklık ilişkisi bulunduğunu iddia ettiği katılanı borçlu gösterecek şekilde suça konu 05.05.2012, 25.03.2012, 25.04.2012, 25.05.2012, 05.06.2012, 05.07.2012, 05.09.2012 ve 25.06.2012 vade tarihli 400,00 TL bedelli bonoları düzenleyip, ciro etmek suretiyle İlke Mühendislik Ltd. Şti.’ne verdiği, senetlerin ödenmemesi üzerine icra takibine konulduğunda olayın ortaya çıktığı anlaşılmaktadır.
2. Sanık … aşamalarda çelişkili savunmalarda bulunmuş, soruşturma aşamasında, katılan ile 2010-2012 yılları arasında plastik doğrama üzerine ortak iş yeri açtıklarını, katılan zabıta memuru olarak çalıştığından kağıt üzerinde ortağının katılanın eşi Hülay Kırlar olduğunu, aldıkları mallar karşılığında 9-10 adet 400,00.TL bedelli senetleri katılanın yerine onun bilgisi ve rızası dahilinde imzaladığı şeklinde savunmada bulunmuş iken; kovuşturma aşamasında katılanın çocukluk arkadaşı olduğu, herhangi bir iş ortaklığının bulunmadığını, kendi işi ile ilgili senet düzenlemesi gerektiğinde katılanın adını kullanıp, senetleri kendisinin düzenlediğini, bir kısım senetleri ödeyip, bir kısmını ödeyemediğini, düzenlendikten sonra katılana durumu anlattığını, senetleri gününde ödemesini söylediği şeklinde savunmada bulunduğu tespit edilmiştir.
3. Katılan … aşamalarda alınan savunmalarında özetle; sanığın 20-25 yıllık arkadaşı olduğunu, kendisinden habersiz adına suça konu senetleri düzenlediğini, icralar gelmeye başlayınca durumu fark ettiğini, sanığı arayıp sorduğunda senetleri tanzim ettiğini, 4 tanesini ödediğini kalanı ise parası olmadığı için ödeyemediğini, icralık olduğu için ödenmemiş senetleri ödeyerek kendisinin aldığını, 30,000,00.TL zararının oluştuğu ve sanıktan şikayetçi olduğunu beyan etmiş; Mahkemenin 25.06.2014 tarihli duruşmasında verilen ara karar ile katılan olarak kabulüne karar verilmiştir.

5. Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/38160 Esas sayılı dosyası celbedilmiş; bu dosyanın tetkikinde; şikayetçinin İlke Mühendislik, şüphelilerin Fedai Kuvaş ve … olduğu, sahte bono düzenleyerek resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlardan yürütülen yargılama sırasırda ve soruşturmanın halen derdest olduğu tespit edilmiştir.
6. Mahkemece, katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı beyanları, sanığın ikrar içeren savunmaları ve tüm dosya kapsamı ile sabit görülen resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmasına ilişkin temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın, katılan …’ın borçlu olarak gösterildiği 05.05.2012, 25.03.2012, 25.04.2012, 25.05.2012, 05.06.2012, 05.07.2012, 05.09.2012 ve 25.06.2012 vade tarihli 400,00 TL bedelli bonoları düzenleyip, ciro etmek suretiyle İlke Mühendislik Ltd. Şti.’ne vermek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçun işlendiğinin iddia edildiği somut olayda; UYAP üzerinden yapılan araştırmada ve dosya içeriğinden, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/38160 Esas sayılı dosyasında sanık hakkında benzer eylemi nedeniyle başlatılmış soruşturma dosyası olduğu görülmekle; soruşturma dosyasının akıbetinin sorulması ve benzer suçlara ilişkin davalar araştırılarak, mümkünse mevcut dava ile birleştirilmesi, birleştirme mümkün değilse bu davayı ilgilendiren belgelerin onaylı örneklerinin çıkartılarak dosya içine konulması, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağının bulunup bulunmadığının tartışılması, kesinleşmiş hükümlerin zincirleme suç kapsamında kaldığının anlaşılması halinde tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezanın mahsup edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme sonucu mahkumiyet hükmü kurulması,
2. Belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadığının takdirinin hakime ait olduğu ve 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesinin birinci fıkrası dikkate alınıp, öncelikle Adli emanete alınmayan ve Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/38160 Esas sayılı soruşturma dosyasında bulunduğu anlaşılan 05.06.2012,25.06.2012,05.07.2012 ve 05.09.2012 vade tarihli suça konu bonoların Adli emanete aldırılması, daha sonra suça konu senet asıllarının duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, unsurlarının tam olup olmadığının aldatıcılık nitelikte bulunup bulunmadığının tespiti ile bu hususların gerekçeli kararda tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3. Kabule göre de;
a) Sanık tarafından suça konu bonoların dava dışı İlke Mühendislik Ltd. Şti.’ne ne zaman verildiğinin dosya kapsamından anlaşılamaması karşısında, suç tarihinin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi bakımından; bu hususun araştırılarak açıklığa kavuşturulması gerektiğinin dikkate alınmaması,
b)5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle ile Büyükçekmece 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.04.2015 tarihli ve 2013/600 Esas, 2015/224 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.03.2023 tarihinde karar verildi.