YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8221
KARAR NO : 2023/4573
KARAR TARİHİ : 30.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.06.2015 tarihli ve 2013/170 Esas, 2015/570 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası ,62 nci ve 51 … maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının erteleme, 1 yıl denetim süresine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde, Katılan …’in … Ulaşım Sen üyesi olduğu, katılan adına 14.05.2012 tarihinde sendikadan istifa ettiğine ilişkin sahte çekilme bildirim formu düzenlenerek katılanın … Ulaşım Sendikasından istifasının sağlandığı iddia olunmuştur.
2. Katılan …’ın 19.11.2012 tarihli ifadesinde Ulaşım Memur Sendikası sekreteri sanık …’in kendisini telefonla arayarak Ulaşım Memur Sendikasına geçmesini istediğini, kendisinin ise … Ulaşım Sen’e üye olan diğer arkadaşlarının da Ulaşım Memur Sendikasına geçmeleri halinde bu teklifi kabul edeceğini belirterek teklifi kabul etmediğini, 2012 yılı Haziran ayı bordrosunda sendika kesintisi yapılmadığını görmesi nedeniyle sahte imza ile … Ulaşım Sendikasından istifasının sağlandığını öğrendiği, bu konu ile ilgili sanık … ile görüştüğünde sanık …’in kendisine “üyelikten çekilme formunun yanlışlıkla … Ulaşım Sen’e gönderildiği, bu durumun düzeltilebileceğini söyleyerek, yerine imzayı kimin attığını sorduğunda ise bilgi vermediğini, tanık … ile görüştüğünde ise istifa dilekçesinin gelmesi üzerine işleme koyduğunu söylediğini belirtmiştir.
3. Sanık … savunmasında; katılan …’ın Ulaştırma Memur Sen’e üye olmak istediğini söylemesi nedeniyle istifa formunu kendi el yazısı ile doldurduğu, formu sendika bürosuna bırakarak katılan …’dan bir ara gelip imzalamasını istediğini, 14.05.2012 tarihinde gar binasında katılan …’a ait formun imzalandığını görerek formu ilgili yere bırakmak için yanına aldığını, yolda tanık …’ı görmesi üzerine formu tanık …’a verdiğini, tanık …’a formu işleme koydurması talimatını verdiğini, form altındaki imzayı kendisinin atmadığını belirterek suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
4. Adli Emanetin 2013/826 sırasında kayıtlı 14.05.2012 tarihli çekilme bildirim formunun bilirkişi
aracılığıyla yapılan incelenmesinde; form altındaki imzanın katılan … ve sanık … eli ürünü
olmadığı ancak belge üzerindeki diğer yazıların sanık … eli ürünü olduğu tespit edilmiştir.
5. Mahkemece yapılan değerlendirme neticesinde; her ne kadar sanık … savunmasında suçlamayı kabul etmemiş ve belge altındaki imzanın sanık …’in eli mahsulü olmadığı belirlenmişse de, belgeyi işleme koymak üzere tanzim edenin ve dolduranın sanık … olması, yine belgeyi işleme konulmak üzere ele alanın sanık … olması, katılanın istifa etmeyeceğini bizzat sanığa bildirmesi karşısında, belgeyi dolduran ve işleme koyarak menfaat temin edenin sanık … olması nedeniyle temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Suça konu belgede tahrifat yapıldığına ilişkin bir iddianın olmaması, bilirkişi raporunun alınmış olması karşısında bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
B. Sanığın Temyizi Yönünden
1. Sanık hakkında kurulan hükümde suça konu belgenin sanık tarafından doldurulduğunun sabit olması, tanık beyanlarına göre bu belgenin sanık tarafından ilgili yere verilmesi için teslim edilmesi ve suça konu belge üzerinde bilirkişi incelemesi nedenleriyle suç vasfında ve mahkemeninin sübuta yönelik kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.06.2015 tarihli ve 2013/170 Esas, 2015/570 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30 .05.2023 tarihinde karar verildi.