YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8252
KARAR NO : 2023/3147
KARAR TARİHİ : 25.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yalova 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2015 tarihli ve 2014/637 Esas, 2015/298 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddeleri, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; mahkûmiyet hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna, cezalandırmaya yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığına, sanığın suç kastı ile hareket etmediğine, suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına, delillerin takdirinde hata edildiğine, lehe olan hükümlerin uygulanmadığına, re’sen gözetilecek nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece; sanığın, yetkisi bulunmadığı halde suça konu A.K.Bankası Yalova Şubesine ait, 9.000,00 ve 10.000,00 TL bedelli çekleri sahte olarak keşide etmek suretiyle zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinden cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği belirlenmiştir.
3. Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün uzmanlık raporu, suça konu çeklerin örnekleri, bankanın cevabi yazısı ve sanığın güncel adlî sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1. Belgede sahtecilik suçlarında aldatma kabiliyeti bulunup bulunmadığının takdirinin … ait olduğu gözetilerek, suça konu adli emanetteki iki adet çek belgesi asıllarının getirtilip incelenerek özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadığının belirlenmesi ve belge asıllarının denetime olanak verecek şekilde dosya içerisine konulması,
2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.03.1992 tarih ve 80/98 sayılı kararında da belirtildiği üzere, belgede sahtecilik suçlarında önceden verilen … üzerine borçlu yerine onun imzasının atılmasında zarar verme bilinç ve iradesi ile hareket edilmediğinden suç kastından söz edilemeyeceği gibi rızanın açık veya zımni olabileceği ve özellikle iki kişi arasındaki ilişkiler, böyle bir rızanın varlığını ciddi olarak kabule elverişli olduğu takdirde, bu rızaya dayanarak başkasının yerine imza atan kimsede sahtecilik kastının varlığının kabul olunamayacağı göz önünde bulundurulduğunda; öncelikle sanık tarafından keşide edilen başkaca çeklerin bulunup bulunmadığının ilgili bankalardan sorulması, yine benzer şekilde sanık tarafından keşide edilen çeklerin ödenip ödenmediğinin ve kim tarafından ödendiğinin tespit edilmesi, bu çeklerle ilgili icra takibi yapılmış ise imzaya itiraz edilip edilmediğinin belirlenmesi ve ayrıca adlarına çek keşide edilen kişiler de dinlenerek çekleri ne amaçla kimden aldıklarının sorulmasından sonra, şayet mevcutsa bu şekilde ödenen çekler ve suça konu çeklerdeki imzalar ile ilgili olarak bilirkişi raporu da alınmak suretiyle, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek suç kastı saptanıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3. Kabule göre de; 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesine göre bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup, aynı anda işlenen fiillerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığından; suça konu çeklerin sanık tarafından hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen H.Y.ye aynı anda verildiğinin ve farklı zamanlarda düzenlendiklerine dair dosya kapsamında delil de bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında tek bir resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması gerektiği ve birden çok sahte belgenin düzenlenmesi/kullanılması olgusunun aynı Kanun’un 61 inci maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi sırasında nazara alınabileceği gözetilmeden, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yalova 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.05.2015 tarihli ve 2014/637 Esas, 2015/298 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının DİKKATE ALINMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2023 tarihinde karar verildi.