Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/8297 E. 2023/1464 K. 13.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8297
KARAR NO : 2023/1464
KARAR TARİHİ : 13.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/643 E. 2015/356 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEMYİZ EDENLER : Sanık, Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.05.2015 Tarihli ve 2014/643 Esas, 2015/356 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddeleri, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin ikinci, altıncı ve yedinci fıkraları, 63 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba,
2. Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan, beraat,
Kararları verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanığın temyiz isteği; mahkûmiyet hükmünü temyiz ettiğine ilişkindir.
2. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanığın eyleminin kimliği hakkında yalan beyanda bulunma kabahatini oluşturduğundan beraat hükmünün bozulması istemine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece; suça konu sürücü belgesinin incelenmesinde mevcut hali ile aldatıcılık özelliğinin bulunduğu, her ne kadar sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan cezalandırılması istemi ile dava açılmış ise de, dosya kapsamı, alınan beyanlar ve olayın oluş biçiminden atılı bu suçun unsurları itibari ile oluşmadığından beraatine, sanığın, S.A. adına düzenlenip kendi fotoğrafını yapıştırdığı sürücü belgesini kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu 16.08.2014 ve 20.08.2014 tarihlerinde aynı suç işleme kararlılığı altında zincirleme şekilde işlediği, suç kastının yoğunluğu, suçu işleyiş biçimi de nazara alınarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Sanığın üzerine atılı suçlamaları ikrar ettiği belirlenmiştir.
3. Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, Antalya Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün ekspertiz raporu, suça konu sürücü belgesinin aslı, sanığın güncel adlî sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 206 ncı maddesindeki suçun oluşabilmesi için failin beyanı üzerine yetkili memur tarafından düzenlenen bir belge olması ve bu belgenin yapılan bildirimin doğruluğunu kanıtlama gücüne de sahip bulunması gerekir. Beyanı alan memur bu beyanın doğruluğunu araştırıp tahkik etmek ve daha sonra edindiği kanaate göre resmi belgeyi düzenlemek durumunda ise, bir başka ifade ile resmi belge sadece kişinin (sanığın) beyanına göre değil de memur tarafından yapılacak inceleme sonucuna göre meydana getirilmekte ise bu maddede tanımlanan suç oluşmayacaktır. Somut olayda, kolluk görevlilerince durumundan şüphelenilip sorulması üzerine sanığın ismini ilk önce B.H. olarak beyan ettiği, kimlik bilgilerini teyit edecek belge istendiğinde S.A. adına düzenlenmiş sahte sürücü belgesini ibraz ettiği, çelişkili bilgiler vermesi üzerine tekrar sorulduğunda bu kez kendisinin gerçekte A.K. olduğunu beyan ettiği ve bu isim ile “Yakalama ve Muhafaza Altına Alma Tutanağı” düzenlendiği incelenen dosya kapsamından anlaşılmakta olup sanığın kimliği ile ilgili olarak kolluk personelinde baştan beri şüphe mevcut olduğundan ve bu şüphenin giderilmesi için yapılan parmak izi incelemesi neticesinde sanığın gerçek kimliği belirlendiğinden, Mahkemenin, atılı suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükmünün kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış; 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Sanığın suça konu sahte sürücü belgesini farklı tarihlerde kullanması süregelen sahtecilik suçu olup, hukuki kesinti gerçekleşmediği sürece her kullanım nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayacağı gözetilmeden sanık hakkında fazla ceza tayini hukuka aykırı görülmüş, ancak bu husus Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.05.2015 tarihli ve 2014/643 Esas, 2015/356 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Antalya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.05.2015 tarihli ve 2014/643 Esas, 2015/356 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen çıkarılması ve 62 nci maddesinin uygulanmasına yönelik bölümde yer alan “3 yıl 1 ay 15 gün” ibaresinin “2 yıl 6 ay” şeklinde düzeltilmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.03.2023 tarihinde karar verildi.