YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8307
KARAR NO : 2023/3859
KARAR TARİHİ : 11.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İzmir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2015 tarihli ve 2013/775 Esas, 2015/326 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, sahte belgelerin aldatma kabiliyetinin olmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, ceza miktarının orantısız olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın 26.03.2013 tarihinde Bornova HSBC Bankasından … … adına sahte belgeler ile kredi kullanma çabaları sırasında yakalandığı, 27.03.2013 tarihinde fuar içerisinde görev yapan polis memurlarının başka şahıslara ait belgeler ile birlikte katılan …’nin kimlik bilgileri ancak sanığın fotoğrafı olan 1 adet nüfus cüzdanı, 1 adet uzman doktor kimlik kartı, 1 adet B sınıfı … belgesi ile yine katılan adına Niğde Devlet Hastanesine ait 2013 yılına ait 4 adet personel bordro bilgilerinin yer aldığı belgelerin bulunduğu poşet buldukları, sanığın kredi çekme olayı ile ilgili yargılamasının yapıldığı İzmir 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/159 Esas sayılı dosyasında 30/05/2013 tarihinde alınan savunmasında poşeti fuar alanına kendisinin attığını, sahte nüfus cüzdanı … belgesi ve doktor kimlik kartlarını kendisinin düzenlediğini ikrar etmesi sebebiyle Mahkemece suç duyurusunda bulunulduğu, bu suretle sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık suçlamayı kabul etmiştir.
3. Mahkemece emanette olan belgelerin getirilip detaylı incelenerek özelliklerinin yazıldığı, sahteliklerinin anlaşılmadığının tespit edildiği, uzmanlık raporuna göre de katılan adına düzenlenen nüfus cüzdanı, … belgesi ve Sağlık Bakanlığı kimlik kartı ve aynı şahısın kimlik bilgilerini taşıyan 4 adet onaylı personel bordro bilgileri bilgisayar çıktılarının tamamen sahte düzenlendiği ve aldatma niteliğinin bulunduğunun belirlendiği görülmüştür.
4. Yapılan UYAP kontrolünde, İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.05.2013 tarihli ve 2013/159 Esas, 2013/176 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçundan verilen mahkumiyete ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 04.07.2017 tarihli ve 2013/3106 Esas, 2017/5093 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
5. Mahkemece, sanığın ikrarı ile diğer deliller değerlendirilerek sanık hakkında temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun (YCGK) 22.04.2014 tarihli ve 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, 765 sayılı … Ceza Kanunu ile 5237 sayılı Kanun’un “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik” suçlarında korunan hukuki yararın kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği ve 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uyarınca, “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi” durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması, aynı anda işlendiği durumlarda ise 5237 sayılı Kanun’un 61 … maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiği de gözetilerek, İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.05.2013 tarihli ve 2013/159 Esas, 2013/176 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşen dosyada resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne konu belgelerin aynı anda veya farklı zamanlarda düzenlendiği veya kullanıldığının tespitinin yapılması için bu dosyanın getirtilip incelenerek ilgili delillerin onaylı örneklerinin dosya içine alınması, iddianame ve suç tarihlerine göre hukuki kesinti olup olmadığının belirlenmesi, eksiklikler tamamlandıktan sonra sanığın belgeleri aynı anda ya da farklı zamanda düzenleyip kullandığının tespit edilerek eylemlerinde 5237 sayılı Kanun’un 61 … maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılması gereken bir durumun var olup olmadığının, farklı zamanlarda işlediği eylemlerinde suç işleme kararını yenileyip yenilemediği, suç işleme kararını yenilememiş ise zincirleme şekilde işlenmiş resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturup oluşturmadığının hüküm yerinde tartışılması, kesinleşmiş hükmün zincirleme suç kapsamında kaldığının anlaşılması halinde de YCGK’nın 15.03.2016 tarihli, 2014/847 Esas ve 2016/128 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezaların mahsup edilmesi gerektiği gözetilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken, eksik inceleme ile mahkumiyet hükmü kurulması nedeniyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2015 tarihli ve 2013/775 Esas, 2015/326 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.05.2023 tarihinde karar verildi.