YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8488
KARAR NO : 2023/1493
KARAR TARİHİ : 14.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/851 E., 2015/276 K.
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.10.2013 tarihli ve 2013/339 Esas, 2013/620 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5273 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve bu karar 11.11.2013 tarihinde kesinleşmiştir.
2. Sanığın denetim süresi içinde 01.06.2014 tarihinde işlediği yaralama ve hakaret suçlarından mahkûmiyetine karar verilmiş ve bu kararın kesinleşmesi üzerine işbu dosyaya ihbarda bulunulmuştur.
3. Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.04.2015 tarihli ve 2014/851 Esas, 2015/276 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar aynen açıklanarak, sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. GEREKÇE
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.11.2014 tarihli, 2013/830 Esas ve 2014/502 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrasına göre hükmün açıklanmasına dair kararda, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 34 ve 230 uncu maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine imkan sağlayacak biçimde açık ve gerekçeli olması, gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, bu delillere göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerekirken; açıklanan ilkelere uyulmadan, önceki karara yollama yapılmak suretiyle gerekçesiz hüküm kurması, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.04.2015 tarihli ve 2014/851 Esas, 2015/276 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.03.2023 tarihinde karar verildi.