YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8509
KARAR NO : 2023/1703
KARAR TARİHİ : 20.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/900 E., 2015/454 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Hatay 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2015 tarihli ve 2014/900 Esas, 2015/454 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 54 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve müsadereye karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına,lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.
II. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın bir süre Suudi Arabistan ülkesinde yaşadığı, 24.05.2014 tarihinde İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Şube Müdürlüğüne müracaat ederek Suudi Arabistan ülkesinden aldığı sürücü belgesinin Türk sürücü belgesiyle değiştirilmesini talep ettiği, görevlilere ibraz ettiği Suudi Arabistan yetkili makamlarınca düzenlenmiş görünen sürücü belgesinin sahte olduğunun anlaşılması ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu Yönetmeniğinin 88 inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında, Hatay İl Valiliği kanalıyla Riyad Büyükelçiliğine yazı yazıldığı, Dışişleri Bakanlığı Riyad Büyükelçiliğinin 30.06.2014 tarihli cevabi yazısında sanığın ibraz ettiği sürücü belgesinin Suudi Arabistan yetkili makamlarına sorulduğu ve sahte olduğu cevabının alındığı bildirilmiştir.
3. Sanık savunmasında, uzun yıllar Arabistan ülkesinde çalıştığını, suça konu sürücü belgesini oradan aldığını, kursa yazılarak aldığını ve almış olduğu bu belgeyi 5 yıl boyunca Arabistan’da kullandığını, sahte olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.
4. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun Yönetmeliğinin 88 inci maddesinin 3 üncü fıkrası uyarınca yabancı sürücü belgelerinin sahte olup olmadıklarının idarece re’sen araştırılmadığı, belgede ancak “kazıntı, silinti ya da açıkça şüphe doğuran” bir durumun olması halinde sahteciliğinin araştırıldığı, yasadan kaynaklanan bir zorunluluk ya da mutat bir araştırmanın söz konusu olmadığı belirlenmiştir.
5. Adli Emanetin 2014/2893 sırasında kayıtlı bulunan suça konu sürücü belgesinin müsaderesine karar verilmiştir.
6. Tüm dosya kapsamına dayanılarak sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesi hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir, ancak;
Adli emanetin 2014/2893 sırasında kayıtlı suça konu sürücü belgesinin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi gerekirken müsaderesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ve bu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Hatay 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2015 tarihli ve 2014/900 Esas, 2015/454 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının (B) bölümünde yer alan “TCK nin 54/1-4 maddesi gereğince “ZOR ALIMINA” ibaresinin çıkartılarak yerine “dosyada delil olarak saklanmasına” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, Üye …’ın karşı oyu ile oy çokluğuyla DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.03.2023 tarihinde karar verildi.
Yz.İşl.Md. Y. A.D
KARŞI OY
Ceza Genel Kurulu ve Dairemiz yerleşik içtihatlarında ; yabancı ülke resmi makamlarınca düzenlenen belgelerde yapılacak sahteciliklerin de sahtecilik suçunun konusunu oluşturabileceğini benimsenmiş ise de mevzuat ya da mutad uygulama gereğince belgenin doğruluğunun araştırılması sonucu sahteciliğin kolaylıkla anlaşılabileceği hallerde belgelerin hukuki sonuç doğurmaya elverişli olmayacağı ve suçun oluşmayacağı kabul edilmektedir.
Emsal Kararlar:
“Özel belgede sahtecilik suçunun oluşması için o belgenin doğrudan hukuki sonuç doğurucu nitelikte olması gerekir. Belediyenin yeterli görüp işleme koymadığı ve içeriğinin gerçeğe uygunluğunu araştırdığı belgenin belediyeye verilmesi ile hemen hukuki sonuç doğurmadığı açıktır. Saptanan bu uygulamaya göre tanzim ve tevdii ile hukuki sonuç doğurmaları olanaksız olan bu belgelere dayanılarak sanığın cezalandırılması isabetsizdir” (CGK-08.09.1990-211/220)
“Başvuru tarihinde yürürlükte bulunup, 11.05.2007 gün ve 26519 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Denklik Yönetmeliği’nin 11. maddesi ile yürürlükten kaldırılan, Yurtdışı Yükseköğretim Diplomaları Denklik Yönet¬meliği¬’nin 5. maddesi uyarınca, diploma denklik komisyonunca, belgelerin orijinal olup olmadığının araştırılması zorunludur. Bu araştırma ise ancak belgeyi düzenleyen kurum nezdinde yapılabilir. Diploma denklik komisyonunca, Dağıstan Devlet Pedagoji Üniversitesi nezdinde herhangi bir araştırma yapılmaksızın, belge üzerinde kazıntı, silinti ve benzeri tahrifatın bulunup bulunmadığı, belgelerin başvuran kişiye ait olup olmadığı, alındığı eğitim programının Türkiye’deki üniversitelerde verilmekte olan hangi düzeydeki eğitim programları ile eş değer olduğu araştırılmakla yetinilmiştir. İlgili ülke nezdinde, Yönetmeliğin 5. mad¬desine uygun bir araştırma yapılmış olsa idi, böyle bir diplomanın belirtilen üniversiteden verilmediği kolaylıkla anlaşılacak, diploma denklik belgesinin verilmesi de söz konusu olmayacaktı, idarenin yönetmelik hükümlerini farklı veya eksik uygulamasının sonuçları sanık aleyhine yorumlanamayacağı gibi, bu şekilde eksik inceleme sonucu verilen denklik belgesine de hukuki sonuç bağlanamaz.” (CGK-04.12.2007-2007/245-264)
“Sanığın Bulgaristan ülkesinde bulunan Sofya Sv. Kilment Ohridski Üniversitesine ait sahte diploma ile Yüksek Öğretim Kuruluna diploma denklik işleminin yapılması için başvuruda bulunarak resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.12.2007 gün ve 2007/245-264 sayılı kararında ayrıntıları açıklandığı üzere, Yurtdışı Yüksek Öğretim Diplomaları Denklik Yönetmeliğinin 5. maddesinin (a) bendinde yabancı ülkeden verilmiş olan suça konu diplomanın geçerliliği araştırılıp saptanmadıkça sonuç doğurmayacağına ilişkin bir hükmün yer alması ve incelenen dosyada YÖK tarafından da bu husus mutaden araştırılarak, sanık tarafından Sofya Sv. Kilment Ohridski Üniversitesinden alınmış gibi sunulan diplomanın sahteliğinin saptanmış olması karşısında, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.”(11.CD-18.09.2019-2017/11750- 2019/6426)
“Vergi incelemesi yapan birimden sanık tarafından sunulan banka dekontlarını teyit etme zorunluluğunun bulunup bulunmadığının ve dava konusu olayda olduğu üzere ilgili belgelerin kurumlardan sorularak teyit edilmesinin mutad olup olmadığının yasal dayanakları ile birlikte sorulması, mutad olduğunun tespiti halinde, yapılan teyit sonunda belgelerin sahteliğinin ortaya çıkacak olması sebebiyle sahteciliğin hukuki sonuç doğurmayacağı ve atılı suçun unsurları itibariyle oluşmayacağının gözetilmesi, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma ile mahkumiyete hükmolunması,” (11.CD-20.12.2022-2021/6578-2022/20624)
“Sanığın suça konu Rusya Fedarasyonuna ait sürücü belgesini ülkemiz sürücü belgesi ile tebdil ettirmek amacıyla Soma İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil ve Denetleme Büro Amirliğine vermek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunduğu somut olayda; Moskova Büyükelçiliği ile Manisa İl Emniyet Müdürlüğü arasında yapılan yazışmalar neticesinde suça konu sürücü belgesinin sahte olduğunun belirlenmiş olması karşısında öncelikle Emniyet Müdürlüğünce yaptırılan doğruluk teyidinin emniyet tarafından mutad araştırma yükümlülüğü olup olmadığının araştırılması, mutad olduğunun tespiti halinde yapılan araştırma sonunda belgenin sahteliğinin ortaya çıkacak olması sebebiyle hukuki sonuç doğurmayacağından atılı suçun unsurları itibariyle oluşmayacağının gözetilmesi, mutad araştırma yükümlülüğü olmadığının tespiti halinde ise; öncelikle suça konu belgeye muadil Rusya Fedarasyonuna ait sürücü belgesinin orijinal örnekleri temin edilerek söz konusu belgenin iğfal kabiliyetine haiz olup olmadığı konusunda mahkeme tarafından belgeler üzerinde karşılaştırmalı olarak gözlem yapılıp özelliklerinin duruşma zaptına geçirilmesi, belgenin iğfal kabiliyetine haiz olup olmadığının gerekçeli kararda tartışılması ve bunların sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulmuş olması,” (11.CD-25.06.2020-2018/2634-2020/3516)
“Sanığın Rusya Federasyonu’ndan alınan sürücü belgesini, Kars Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil ve Denetleme Şube Müdürlüğü’ne ibraz ederek Rusya’dan almış olduğu sürücü belgesine karşılık 16/04/2008 tarih, 37895 seri numaralı D sınıfı bir ehliyet aldığı, Rusya Federasyonu Dış İşleri Bakanlığı ile yapılan yazışmalar neticesinde Rusya’dan alınan sürücü belgesinin sahte olduğu ve bu belge ile ülkemizden alınan sürücü belgesinin de bu nedenle sahte olacağı iddiası ile açılan kamu davasında; yabancı ülkeler tarafından verilen ve tebdil işlemleri için ibraz edilen sürücü belgelerinin doğruluklarının araştırılması konusunda Emniyet Trafik ve Tescil Denetleme Şube Müdürlüklerinin mutad araştırma yükümlülüğü olup olmadığının sorulması, mutad araştırma yükümlülüklerinin olduğunun tespiti halinde, yapılan teyit sonunda belgelerin sahteliğinin ortaya çıkacak olması sebebiyle sahteciliğin hukuki sonuç doğurmayacağı ve atılı suçun unsurları itibariyle oluşmayacağı gözetilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi.” (11.CD 31/03/2021-2018/6138-2021/3270)
Somut olayın değerlendirilmesi:
Bir süre Suudi Arabistan ülkesinde yaşadığını beyan eden sanığın, 24/05/2014 tarihinde Hatay İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Şube Müdürlüğüne müracaat ederek Suudi Arabistan ülkesinden aldığı sürücü belgesinin Türk ehliyetiyle değiştirilmesini talep ederek Suudi Arabistan yetkili makamlarınca düzenlenmiş görünen sürücü belgesini görevlilere ibraz etmesi üzerine 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu Yönetmeniğinin 88/3 maddesinin ” yabancı ülke sürücü belgelerinin tebdil işlemleri emniyet genel müdürlüğünce bildirilen yabancı ülke sürücü belgelerinin tebdili için sınıflarına göre ülkemizdeki karşılığını gösterir liste doğrultusunda yürütülür. Listede bulunmayanlar, üzerinde kazıntı veya silinti veya açıkça şüphe doğuran iz ve belirtiler bulunanlar ile sahir sebeblerden dolayı tereddüt edilen yabancı ülke sürücü belgelerinin doğruluğunun teyidi ve ülkemizdeki karşılığının tespiti için düzenlendiği ülkedeki temsilciliğimizle il valilikleri tarafından doğrudan yazışma yapılarak işlem gerçekleştirilir.” hükmü uyarınca Hatay il valiliği kanalıyla Riyad Büyükelçiliğine yazı yazılarak sanık tarafından sunulan suça konu sürücü belgesinin geçerliliği, doğruluğu ve hangi cins araçları kullanılmak üzere verildiğinin araştırıldığı, Dış İşleri Bakanlığı Riyad Büyükelçiliğinin 30.06.2014 tarihli cevabi yazısında ise sanığın ibraz ettiği sürücü belgesinin Suudi Arabistan yetkili makamlarına sorulduğu ve sahte olduğu cevabının alındığının belirtilmesi üzerine sanığa Türkiye’den düzenlenmiş sürücü belgesi verilmeyip sanık hakkında sahtecilik suçundan soruşturma başlatıldığı iddia ve kabul edilen somut olayda ;
Mevzuat ve mutad araştırma yükümlülüğü nedeni ile suça konu sürücü belgesinin geçerliliği ve doğruluğunun Hatay İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Şube Müdürlüğünce ilgili ülke nezdinde araştırıldığı, yapılan teyit sonunda belgenin Suudi Arabistan ülkesi yetkili makamlarınca düzenlenmeyip sahte olduğunun anlaşılması karşısında sanığa Türkiye Sürücü belgesinin verilmediği, böylece sahteciliğin hukuki sonuç doğurmadığı ve atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşıldığından,
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 204/1 inci maddesi uyarınca kurulan mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verilmesi gerektiğinden sayın çoğunluğun Düzeltilerek Onama düşüncesine katılmıyorum.20.03.2023