YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8528
KARAR NO : 2023/2251
KARAR TARİHİ : 29.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/296 E., 2015/121 K.
KATILANLAR : …, …
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEMYİZ EDENLER : Sanık … müdafii, Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2015 tarihli ve 2014/296 Esas, 2015/121 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca, 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası yollamasıyla 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca, 2 yıl 6 ay hapis ve 3000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiş, sanıklar … ve … hakkında her iki suçtan beraat hükmü kurulmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … müdafinin temyiz sebepleri, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, suçların unsurlarının oluşmadığına, …’un yalan tanıklık yaptığına, alt sınırdan uzaklaşma gerekçelerinin yeterli olmadığına,
2. Cumhuriyet savcısının temyiz sebebi sanıklar Erol ve Aydın’ın da cezalandırılmaları gerektiğine,
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanlar ve mağdurun, suça konu 28.08.2012 tanzim tarihli, 28.11.2013 ödeme tarihli, Horeka LTD şirketinin keşideci, mağdur …’nın kefil, katılan …’nin alacaklı, birinci ciranta katılan …, ikinci ciranta katılan …, üçüncü ciranta … ve sonraki cirantaların sanıklar olduğu bonodaki imzaların kendilerine ait olmadığından bahisle şikayet etmeleri üzerine başlatılan soruşturma kapsamında sanıklar hakkında kamu davası açılmıştır.
2. Sanık …’nin, daha önce başka bir konu nedeni ile kredi çektiği sırada sanık …’un kayınvalidesine ait iki adet gayrimenkulun teminat olarak gösterildiğini, ödeme olmayınca banka tarafından taşınmazlara el konulması üzerine Erol’un ödeme yapması nedeniyle 200.000 TL borcu olduğunu, yine muhasebecisinin kendisinden bir miktar para zimmetine geçirdiğini, hem borcuna karşılık hem de bu parayı alabileceğini söyleyen Erol’a suça konu bonoyu sadece ciro imzası atarak diğer kısımları boş olarak verdiğini, keşideci şirkette kızının ortak olduğunu ancak keşide tarihinde şirketin henüz tescil olmadığını, sözleşme başlıklı belgedeki imzanın kendisine ait olduğunu ancak üst kısmının sonradan eklendiğini, kendi eşinin de olduğu cirantalar ve lehdar ile bir ticari ilişkisinin olmadığını, boş bonoyu Erol’un çalışanlarına doldurtmuş olaibleceğini beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Beraat eden sanıklar Erol ve Aydın’ın, suça konu bonoyu dolu vaziyette Burak’ın getirdiğini, hatta bononun alınması sırasında sözleşme düzenlendiğini, Erol’un borç ve banka durumları nedeniyle Aydın tarafından icraya konulduğunu beyan ederek atılı suçlamaları kabul etmemişlerdir. Soruşturma aşamasında sanık …’ın, … ve oğlu ile Atila’nın Erol’un yanına gelip bono ile ilgilerinin olmadıklarını söyledikleri, Erol’un ise böyle bir senedin geldiğini ve avukata verildiğini, geri dönüşün mümkün olmadığını söylediğini beyan ettiği görülmüştür.
4. Tanık olarak dinlenen …’un, sanık … ile Erol’un yanına gittiklerini, bonoyu dolu hali ile Burak’ın Erol’a verdiğini, hatta fotokopisini çekmesini istemeleri üzerine bononun fotokopisini çektiğini beyan ettiği, keşideci şirket yetkilisi Celal Yıldırır’ın şirketi sanık …’ın kızı ve kendisinin kurduğunu, imza yetkisinin kendisinde olduğunu, bonoyu düzenlemediğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
5. Alınan bilirkişi raporunda sanıkların ciro ve imzalarının kendilerine ait olduğu, bono üzerindeki diğer imza ve yazıların sanıklar, katılanlar, mağdur ve ciranta Özlem’e ait olmadığının bildirildiği, Celal Yıldırır yönünden inceleme yapılmadığı, dosya içerisinde yer alan sözleşme başlıklı belgede sanık …’ın imzasının bulunduğu, bonoyu kendisinin verdiğinin yazılı olduğu, borcunun nedeninin açıklandığı, tanık … tarafından son ciranta Burak’ın imzasının bulunduğu bono fotokopisinin dosyaya sunulduğu, katılanlar, mağdur ve ciranta Özlem hakkındaki takiplerin durdurulduğuna dair icra mahkemeleri karar örneklerinin dosya arasına alındığı anlaşılmıştır.
6. Mahkeme tarafından dosya kapsamında alınan beyanlar, bilirkişi raporları, sözleşme başlıklı yazı, tanık …’un beyanı ve tüm dosya kapsamında göre temyize konu kararların verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçuna İlişkin Müdafinin Temyizi Yönünden
1. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık … Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkumiyet, sanıklar … Ve … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Ve Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Beraat Hükümlerine İlişkin Sanık … Müdafi İle Cumhuriyet Savcısının Temyizi Yönünden
1. Sanık … ile beraat eden sanıklar … ve …’nin akrabalık ilişkisi bulunan katılanlar ve mağdur aleyhine haksız menfaat elde etmek kastıyla aralarında anlaşarak, sahte olarak tanzim ettikleri ve sıralı şekilde katılanlar ve mağdurun cirolarını sahte oluşturdukları ve son olarak da birbirlerine ciro ederek önce tahsil amacıyla bankaya gönderdikleri, ödememe protestosu sonrasında bononun icraya konulduğu ancak haciz işleminin gerçekleşmediği, sanıkların savunmaları, katılanların ve mağdurların beyanları, tanık … beyanı, sözleşme başlıklı belge, sanık …’ın bonoyu kardeşi olan ve borcu bulunmadığını bildiği … aleyhine de icraya koyması, soruşturma aşamasında katılanlar ve mağdurun beyanını destekler mahiyetteki sanık … beyanında mağdurların Erol’u görmeye geldiklerini ve senetle ilgilerinin olmadığını söyledikleri halde sanık …’un senedin icraya konulmak üzere avukata verildiğini söylemesi ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla; tüm sanıkların eylemlerinin, teşebbüs aşamasında kalan 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının d bendinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu, ayrıca sanıklar Erol ve … yönünden resmi belgede sahtecilik suçunu da oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde Aydın ve Erol hakkında tüm suçlardan beraat, sanık … hakkında da basit dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2015 tarihli ve 2014/296 Esas, 2015/121 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan diğer hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkumiyet, sanıklar … Ve … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Ve Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2015 tarihli ve 2014/296 Esas, 2015/121 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, sanık … hakkında ceza miktarı yönünden kazanılmış haklarının saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.03.2023 tarihinde karar verildi.