Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/8633 E. 2023/2098 K. 28.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8633
KARAR NO : 2023/2098
KARAR TARİHİ : 28.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/23 E., 2015/249 K
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2015 tarihli ve 2014/23 Esas, 2015/249 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 30.10.2019 tarihli ve 2015/238631 sayılı, hükümlerin onanması görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın, katılan …’ten faiz karşılığı para aldığına, mobilya almadığına, Hikmet’in tehdit ve telkinleriyle suça konu bonoyu tanzim ettiğine, eksik inceleme ile karar verildiğine ve kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, mağdur … ve katılan …’i keşideci ve aval veren olarak gösterip yerlerine imza atarak oluşturduğu suça konu 01.05.2011 keşide tarihli bonoyu aldığı mal karşılığında katılan …’e vermek suretiyle resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işlediğinin iddia ve kabul edildiği anlaşılmaktadır.
2. Sanık soruşturma aşamasında, senetteki yazı ve imzaların kendisine ait olmadığını, Hikmet’i eski bir dostu aracılığıyla tanıdığını, bunun dışında kendisiyle ticari bir alışverişinin olmadığını beyan etmiş; kovuşturma aşamasında; Hikmet’ten faiz karşılığı borç para aldığını, mobilya satmış gibi fatura düzenlediğini, suça konu bonoyu Hikmet’in baskısıyla birlikte düzenlediklerini savunmuştur.
3. Katılan …, sanığın kendisinden mobilya alıp karşılığında suça konu senedi verdiğini, aldığı araba karşılığında senedi katılan …’e verdiğini beyan etmiştir.
4. Mağdur … ve katılanlar Memiş ve Ahmet beyanlarında özetle, suça konu bonoyla ilgilerinin bulunmadığını, imzaların kendilerine ait olmadığını belirtmişlerdir.
5. İrfan Bayar tarafından düzenlenen 13.12.2013 tarihli bilirkişi raporunda; suça konu bononun ödeyecek bölümünde bulunan imzaların sanığın elinden çıkmış olduğu, bononun aldatıcılık niteliğinin bulunduğu belirtilmiştir.
6. Suça konu bononun adli emanete alındığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Gerekçeli karar başlığında 2012 olarak eksik gösterilen suç tarihinin, suça konu bononun katılan …’e verildiği 10.05.2012 tarihi olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
2. Sanığın kovuşturma aşamasındaki ikrarı, suça konu belge, bilirkişi raporu, mağdur ve katılanların beyanları ve tüm dosya kapsamından, sanığın mağdur … ve katılan …’i keşideci ve aval veren olarak gösterip yerlerine imza atmak suretiyle suça konu bonoyu düzenleyerek kullandığı, aşamalardaki çelişkili beyanları gözetildiğinde bonoyu baskıyla düzenlediğine ilişkin savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Sanık Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığa yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) alt başlığında açıklanan nedenlerle Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2015 tarihli ve 2014/23 Esas, 2015/249 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) alt başlığında açıklanan nedenle Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2015 tarihli ve 2014/23 Esas, 2015/249 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.03.2023 tarihinde karar verildi.