Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/8686 E. 2023/4086 K. 17.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8686
KARAR NO : 2023/4086
KARAR TARİHİ : 17.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Salihli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.06.2015 tarihli ve 2014/875 Esas, 2015/569 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği hakkında bulunan yakalama kararına istinaden sahte nüfus cüzdanı kullanmak zorunda kaldığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde kolluk kuvvetlerince durumundan şüphelenilmesi üzerine durdurulan sanığın üzerinde kendi fotoğrafı bulunan ancak …’a ait kimlik bilgileriyle düzenlenen nüfus cüzdanını ibraz ettiği anlaşılmaktadır.
2. Sanık savunmasında; üzerine atılı suçu ikrar etmiştir.
3.İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 22.10.2014 tarihli uzmanlık raporunda; suça konu nüfus cüzdanının tamamen sahte olduğu ve aldatıcılık niteliğini haiz olduğu belirtilmiştir.
4. Mahkeme tarafından 22.10.2014 tarihli celsede yapılan gözlemde; nüfus cüzdanı üzerindeki fotoğrafın sanık …’a ait olduğu, fotoğrafın üzerine denk gelecek şekilde mühür izi bulunduğu, ilk bakışta sahteliğinin anlaşılamadığı ve iğfal kabiliyetinin bulunduğu tespit edilmiştir.
5.Mahkemece sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü kurulmuş, sanığın sabıkalı geçmişi göz önüne alınarak hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanık savunması, kriminal raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın mahkûmiyetine karar veren mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. Ancak;
5237 sayılı Kanun’un 58 … maddesinde yer alan “Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde tekerrür hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme karşısında; sanığın, inceleme konusu dosyanın suç tarihinden sonra 02.03.2021 tarihinde kesinleşen Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.11.2012 tarihli ve 2012/1081 Esas, 2012/1702 Karar sayılı mahkûmiyetinin tekerrüre esas alınamayacağı ancak adli sicil kaydındaki Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.04.2012 tarihli ve 2012/81 Esas, 2012/171 Karar sayılı mahkumiyetinin tekerrüre esas olduğunun gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüş olup bahse konu bu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle Salihli 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.06.2015 tarihli ve 2014/875 Esas, 2015/569 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun’un 58 … maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak yerine ”Sanığın, Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.04.2012 tarihli ve 2012/81 Esas, 2012/171 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 58 … maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası ve 5275 sayılı Kanun’un 108 … maddesinin ikinci fıkrası gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesine,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.05.2023 tarihinde karar verildi.