Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/8784 E. 2023/1868 K. 22.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8784
KARAR NO : 2023/1868
KARAR TARİHİ : 22.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/855 E., 2015/381 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Iğdır 4.Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2015 tarihli ve 2014/855 Esas, 2015/381 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci, 53 üncü ve 51 inci maddeleri uyarınca erteli 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık …’ın temyiz isteği; suçun sübut bulmadığına, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık …’in, Iğdır İlinde faaliyet gösteren “Iğdır Özel Güvenlik” şirketinin sahibi olduğu, katılan …’nun etkili iletişim dersleri vermekte iken ataması yapılması nedeniyle şirketten ayrılmasına rağmen, temyiz dışı sanık … ile sanık …’ün işbirliği içinde birlikte hareket ederek katılan adına ders imza föyleri açıldığı ve ders veriyormuş gibi suça konu belgelerin tanzim olunduğu anlaşılmaktadır.
2. Suça konu belgelerdeki yazı ve imzalar ile ilgili, Erzurum Kriminal Polis Laboratuvarından 14.05.2013 ve 14.07.2014 tarihli ekspertiz raporları alındığı tespit edilmiştir.
3. Katılan …, psikoloik danışmanlık ve rehberlik öğretmeni olduğunu, sanık …’in yetkili olduğu şirkette 2010 yılının 2. ve 4. aylarında “etkili iletişim” dersi verdiğini, ancak ataması yapıldıktan sonra şirkette ayrıldığını, şikayet dilekçesi tarihinden bir kaç gün önce bahse konu şirkette halen adının kullanıldığını, eğitmen olark göründüğünü, kendisine yerine … adlı şahsın derse girmesine rağmen belgelerin adına tanzim edildiğini öğrendiğini, bu nedenle şikayetçi olduğunu beyan etmiştir.
4. Sanık Şükrü Kayak, yaklaşık 9 senedir söz konusu güvenlik şirketinde çalıştığını, şirkette elle yazılan bütün yazıları kendisinin yazdığını, bahse konu sürkilerdeki yazıların da kendisine ait olduğunu, bu yazıları patronu …’ın talimatı doğrultusunda yazdığını, sürkilere katılanın ismini yazma sebebinin temyiz dışı sanık …’in gerekli belgelerinin olmayışı şeklinde savunmada bulunmuş, Türk Ceza Kanunun 207 nci maddesinin uygulanması ihtimaline binaen ek savunması alınmıştır.
5. Temyiz dışı sanık …, üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyerek, katılanın, şirketinde bir dönem iletişim dersleri veren öğretmen olduğunu, ancak sıkışık olunan bir dönemde ataması yapılmış olması sebebiyle şirketinden ayrıldığını, daha sonra iletişim dersi verebilecek Şebnem Özoğulu bulduğunu, ancak gerekli belgeleri olmadığından, katılanın adını belgelere açtıkları şeklinde savunmada bulunmuştur.
6. Temyiz dışı sanık … (Özoğul), suçlamaları kabul etmediğini, halen Iğdır Devlet Hastanesinde İletişim Birim Sorumlusu olarak görev yaptığını, bir arkadaşı aracılığı ile bahse konu özel güvenlik şirketinde iletişim dersleri verecek uzman bir kişiye ihtiyaç olduğunu duyduğunu, bunun üzerine şirkete başvurduğunu, yaklaşık bir yıl kadar etkili iletişim dersini söz konusu özel güvenlik şirketinde verdiğini, bunun karşılığında herhangi bir ücret almadığını, …’i adlı şahsı şahsen tanımadığını, suça konu sirkülerin altına sadece imza attığını, ancak başka herhangi bir yazı yazmadığı şeklinde savunmada bulunmuştur.
7. Mahkemece, sanık savunmaları, katılan beyanları, alınan uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sanık …’ün temyiz dışı sanık …’ın azmettirmesi sonucu katılan adına suça konu özel belge niteliğindeki sirkülerleri hazırlayıp temyiz dışı sanık …’e imzalatmak suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilerek, temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1.Gerekçeli karar başlığında suç adı “Resmi belgede sahtecilik” olarak yanlış yazılmış ise de, suç adının “Özel belgede sahtecilik” olarak mahallinde düzeltilmesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; ayrıca hüküm fıkrasında, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması sırasında uygulama maddesinin gösterilmemesi mahallinde eklenmesi olanaklı maddi hata olarak kabul edilmiştir.
2. Dosya kapsamına göre elde edilen deliller doğrultusunda, Mahkemenin sanığın iddianame konusu eylemi gerçekleştirdiği hususundaki sübuta yönelik kabul gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanın tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerler uyumla olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfın ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde belirtilen gerekçeler ile Iğdır 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2015 tarihli ve 2014/855 Esas, 2015/381 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.03.2023 tarihinde karar verildi.