Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/8903 E. 2023/1317 K. 07.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8903
KARAR NO : 2023/1317
KARAR TARİHİ : 07.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/176 E., 2015/302 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Karaman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.04.2015 tarihli ve 2013/176 Esas, 2015/302 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık kararı temyiz ettiğini bildirmiş, temyiz sebebi sunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın, bilgisi ve rızası dışında kimlik bilgileri kullanılarak adına Finansbank A.Ş’den kredi kartı çıkartıldığı, kendisinin böyle bir talebinin bulunmadığı yönündeki şikâyeti üzerine yapılan soruşturmada; katılanın kimlik bilgileri kullanılarak düzenlenen kredi kartı sözleşme aslında bulunan imzaların sanığın eli ürünü olduğunun tespit edildiği, Bankacılık Kanunu gereğince kredi kartı sözleşmelerinin resmi belge niteliğinde olduğu iddiasıyla sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davasının açıldığı anlaşılmıştır.
2. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, “…kurye tarafından kredi kartının teslimi esnasında düzenlenen kredi kartı sözleşmesinin sanık tarafından katılan adına imzalandığı…” gerekçesiyle sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyetine hükmedilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın, kredi kartının teslimi esnasında katılan adına onun bilgisi ve rızası olmaksızın 21.04.2011 tarihli “bilgi güncelleme, kimlik/adres tespit tutanağı ve bankacılık işlemleri sözleşmesini” imzalaması şeklindeki eyleminin 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 37 nci maddesinin ikinci fıkrasında “kredi kartı veya üye işyeri sözleşmesinde veya eki belgelerde sahtecilik yapanlar veya sözleşme imzalamak amacıyla sahte belge ibraz edenler” şeklindeki sözleşmenin imzalanmasını da kapsayacak aşamaya kadar uygulanabilecek suçu oluşturacağı; kredi kartı sözleşmesinin düzenlenmesinden sonra kartın üretilmesi halinde 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki; sahte üretilen bu kartın kullanılarak menfaat temin edilmesi halinde ise, aynı maddenin üçüncü fıkrasına temas eden suçun oluşacağı; somut olayda ise, sanığın katılanın bilgi ve rızası dışında Finansbank’a başvurup katılan adına sözleşme imzaladığı, imzalanan sözleşme sonrasında kredi kartının teslim alınıp kullanıldığı dosya içerisinde bulunan hesap özetlerinden, katılanın ve sanığın beyanlarından anlaşılmakla; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 245 inci maddesinde düzenlenen banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan yürütülen bir soruşturma veya açılmış bir kamu davasının bulunup bulunmadığı araştırılarak suça konu açılmış bir kamu davasının olması durumunda davaların birleştirilmesi, aksi halde kredi kartın kullanılarak menfaat temin edilmesi eylemi ile ilgili olarak Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması, dava açılması halinde davaların birleştirilerek sonucuna göre işlem yapılması gerekirken, suç vasfında hataya düşülerek sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması,
2. Sanığa yüklenen suçtan doğrudan zarar gören ve kovuşturmanın her aşamasında kamu davasına katılma hakkı bulunan Finansbank A.Ş.’ye duruşma günü usûlen bildirilip davaya katılma, iddia ve delillerini sunma olanağı tanınması gerektiği gözetilmeden hüküm kurulmak suretiyle iddia hakkının kısıtlanması,
3. Suça konu belgenin akıbeti hakkında karar verilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Karaman 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.04.2015 tarihli ve 2013/176 Esas, 2015/302 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.03.2023 tarihinde karar verildi.