Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/8907 E. 2021/9629 K. 02.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8907
KARAR NO : 2021/9629
KARAR TARİHİ : 02.11.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik

1) … Turz. Yat. Sey… A.Ş.’nin genel kurul kararlarında katılan adına atılı bulunan imzanın katılanın eli ürünü olmadığı, sanık tarafından atıldığı iddiasıyla açılan kamu davasında; … Kriminal Polis Laboratuvarının 20.02.2012 tarihli ekspertiz raporunda; inceleme konusu 07.10.2010 tarihli ve karar defterinin 72. sayfasında bulunan katılan … adına atılı bulunan imzanın sanığın eli ürünü olduğu ve karar defterinin 7. sayfasındaki katılan imzasının ise vekaleten sanık tarafından atılmış olduğunun tespit edildiği, ancak Mahkemece, karar defterinin 72. sayfasındaki katılan imzasının sanığın eli ürünü olduğu gerekçesiyle mahkumiyet hükmü kurulduğu, karar defterinin 7. sayfasındaki imzanın ise vekaleten sanık tarafından atıldığı belirtilerek TCK’nin 43. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair karar verildiği, ayrıca iddianame konusu yapılan 08/06/2009 tarihli genel kurul kararının aslı veya onaylı örneğinin dosyada bulunmadığının anlaşılması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi bakımından; 08.06.2009 tarihli genel kurul karar aslının ya da onaylı örneğinin denetime imkan verecek şekilde dosyaya getirtilmesi ile sanık tarafından katılan adına vekaleten atılan imzanın hangi vekaletnameye dayanarak atıldığının araştırılması, atılan bu imzanın sanığın eli ürün olup olmadığı konusunda bilirkişi raporu alınması ve sonucuna göre sanık hakkında TCK’nin 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Kabule göre de;
a) Sanık hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 204/1. maddesinin tatbiki istenerek kamu davası açıldığı halde, sanığa CMK’nin 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden TCK’nin 207/1. maddesinden hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
b) Suç tarihinde 65 yaşından büyük olup, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan sanık hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nin 50/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasındaki seçenek yaptırımlara çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,

c) 5237 sayılı TCK’nin 51/7. maddesinde “hükümlünün deneme süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere hakimin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin” belirtilmesi karşısında; mahkemece “Sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın tamamen infaz kurumunda çektirilmesine,” denilerek infazı kısıtlayacak şekilde hüküm kurulması,
d) Özel belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulmasına rağmen, gerekçeli karar başlığında suç adının resmi belgede sahtecilik olarak yazılması,
Yasaya aykırı, sanık müdafisi ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 02.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.