Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/8951 E. 2023/528 K. 08.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8951
KARAR NO : 2023/528
KARAR TARİHİ : 08.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/67 E., 2015/88 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çınar Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.03.2015 tarihli ve 2013/67 Esas, 2015/88 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca;
a) Belgede sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu göz önüne alınarak, suça konu belgelerin asılları duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan sonra iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi ve denetime olanak sağlayacak şekilde belge aslının dosya içinde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, aldatma kabiliyeti hususunda gözlem yapılmadan eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Hükümden sonra 24.11.2015 günlü, 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nın 53 ncü maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, yasaya aykırı bulunduğundan hükmün CMUK’nın 321 nci maddesi uyarınca bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; suça konu belgenin iğfal kabiliyetinin olmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılan …’a ait gerçek nüfus cüzdanını fotokopi çektirmek için aldığı ve başka bir mahkemede yargılaması olduğu ve yakalanmamak için Kahraman’a ait kimliğin üzerine kendi fotoğrafını yapıştırdığı ve emniyet ekipleri tarafından yapılan usulüne uygun kimlik kontrolü sırasında üzerine kendi fotoğrafını yapıştırdığı kimliği göstermesi sonucu yakalandığı anlaşılmıştır.
2. Sanık, atılı suçu ikrar etmiştir.

IV. GEREKÇE
A)Tebliğname yönünden
04.12.2012 tarihli ekspertiz raporunda, suça konu nüfus cüzdanının belgenin orijinal olduğu belgenin ilk tanziminde görevlilerce yerleştirilirken fotoğrafın yerinden sökülmesi sonucu mevcut fotoğrafın tahrifen yerleştirildiği, mühür işleminin mevcut fotoğraf üzerinde sahte bir şekilde oluştuğu ve aldatma niteliğinin bulunduğunun belirtildiği, mahkemece de belgenin iğfal kabiliyetini haiz olduğunun değerlendirildiğinin belirtilmesi karşısında tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.

B)Sanık müdafiinin temyizi yönünden
1. 5237 sayılı TCK’nın 53 ncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

2. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Adli Emanetin 2013/1 sırasında kayıtlı suça konu nüfus cüzdanının dosyada delil olarak saklanması yerine, 5237 sayılı TCK’nın 54 ncü maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş olup söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B- 2) bendinde açıklanan nedenle Çınar Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.03.2015 tarihli ve 2013/67 Esas, 2015/88 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından “Adli Emanetin 2013/1 sırasında kayıtlı nüfus cüzdanının TCK’nın 54 ncü maddesi uyarınca müsaderesine” ilişkin cümlenin çıkartılarak yerine “Adli Emanetin 2013/1 sırasında kayıtlı suça konu nüfus cüzdanının dosyada delil olarak saklanmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına

TEVDİİNE, 08.02.2023 tarihinde karar verildi.