Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/8972 E. 2023/5490 K. 22.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8972
KARAR NO : 2023/5490
KARAR TARİHİ : 22.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, 6136 sayılı Kanun’a aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2015 tarihli ve 2015/213 Esas, 2015/481 Karar sayılı kararı ile
1. Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Sanık … hakkında ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçundan, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’un (6136 sayılı Kanun) 13 ncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62, 52, 54 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli emanete kayıtlı silah ve mermilerin müsaderesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … müdafiinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suça konu belgede aldatma kabiliyetinin bulunmadığına,
2. Sanık …’in temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına, gerekçe gösterilmediğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde üzerinde siren ve çakar tertibatı bulunan … plakalı aracın güvenlik güçlerince durdurulduğu, araç içerisinde bulunan sanık …’ın kendisini görevlilere Komiser … … olarak tanıttığı ve … … adına tanzim edilmiş personel kimlik kartını ibraz ettiği, yapılan kriminal incelemede kimlik kartının sahte ve aldatma kabiliyetini haiz olduğunun belirlendiği, ayrıca araç içerisinde yapılan aramada Glock marka yarı otomatik tabanca ile 33 adet 9 milimetre çaplı dolu fişek ele geçirildiği, sanık …’in silahın kendisine ait olduğunu belirttiği, ekspertiz raporuna göre silahın vahim silahlardan olmadığının belirlendiği, bu şekilde sanıkların yüklenen suçları işledikleri iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. … … adına düzenlenmiş Emniyet Genel Müdürlüğü personel kimlik kartının tamamen sahte olarak düzenlenmiş olduğu, yapılan sahteciliğin ilk nazarda ve kolaylıkla fark edilemeyecek nitelikte olduğundan aldatma kabiliyetini haiz olduğuna dair 24.03.2015 tarihli ve BLG-2015/3984 sayılı uzmanlık raporunun dosya içerisinde olduğu anlaşılmıştır.
3. Suça konu ele geçirilen tabanca ve fişeklerin 6136 sayılı Kanun’a göre yasak niteliğini haiz ateşli silah ve fişeklerden olduğu, ateş etmesine mani mekanik bir arızasının bulunmadığına dair 24.03.2015 tarih ve BLG-2015/4080 sayılı uzmanlık raporunun dosya içerisinde olduğu görülmüştür.
4. Sanık … savunmasında, suça konu ruhsatsız silahın kendisine ait olduğunu beyan ederek suçlamayı kabul etmiştir.
5. Sanık … savunmasında, suça konu kimliğin sahte olmadığını, araca konulmak için orijinal kimliğin çekilmiş renkli fotokopisinden ibaret olduğunu, gerçek kimliğin sahibinin emekli polis memuru … … olduğunu, ifade ederek suçlamayı kabul etmemiştir.
6. Tanık … … beyanında, emekli polis olduğunu, daha önce kimliğini kaybettiği için yenisini çıkarttığını, yeni kimlik çıkartma … olmadığı için polis kimliğinin renkli bir fotokopisini çektirdiğini, olay günü de …’in aracını aldığını, kimliği de aracı park ettiğinde çekilmemesi için aracın içine bıraktığını, ancak aracı teslim ederken kimliğini almayı unuttuğunu, ifade etmiştir.
7. Mahkemece suça konu belge duruşmada incelenmiş ve ilk bakışta sahteliğinin anlaşılamadığı kabul edilmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda, sanık … …’nın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik, sanık …’in ise, yüklenen 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçlarını işledikleri kabul edilerek sanıkların cezalandırılmasına, sanıkların geçmişi ve olayın meydana geliş şekli göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyecekleri hususunda kanaat oluşmadığından sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 50 ve 51 … maddeleri ile 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin takdiren uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “… ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “… denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen …” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
B. Sanık … Yönünden
Anayasa Mahkemesi’nin, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 … maddesiyle eklenen geçici 5 … maddenin (d) bendinde yer alan ” … kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış… ” ibaresinin “… seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet başsavcılığına tevdi edilmesinde zorunluluk bulunmaktadır.

V. KARAR
A. Sanık … Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2015 tarihli ve 2015/213 Esas, 2015/481 Karar sayılı kararında sanık … müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık … Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle İstanbul 41. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2015 tarihli ve 2015/213 Esas, 2015/481 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.06.2023 tarihinde karar verildi.