Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/9016 E. 2023/1098 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/9016
KARAR NO : 2023/1098
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/59 E. 2015/108 K.
SUÇ : Mühür bozma
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık … ve müdafi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ayvacık Cumhuriyet Başsavcılığının 19.03.2014 tarihli ve 2014/103 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar hakkında mühür bozma suçunu müştereken işledikleri iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 203 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ayvacık Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
2. Ayvacık Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2015 tarihli ve 2014/59 Esas, 2015/108 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanık … hakkında mühür bozma suçundan dosya kapsamında sanığın cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak, hukuka uygun, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması, şüpheden sanık yararlanır ilkesi de dikkate alındığında, isnat edilen eylemin sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesi ikinci fıkrası (e) bendi gereğince beraatine,
b) Sanık … hakkında mühür bozma suçundan, suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı, sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, sanığın güttüğü amaç ve saike göre sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 203 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince alt sınırdan uzaklaşılarak temel ceza belirlenmiş, sanığın aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda iki kez mühür bozma suçunu zincirleme olarak işlediği anlaşıldığından cezasından 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince 2/4 oranında arttırım yapılmış, sanığın geçmişi,cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası olumsuz etkileri lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına, 1 yıl 3 ay hapis ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 22.11.2019 tarihli ve 2019/9016 sayılı, onama ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyizi, sanık … hakkında verilen beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğu kararın bu yönüyle bozulmasına ilişkindir.
2. Sanık … müdafi temyizi; müvekkilinin mühür bozma suçunu işlemediği, binayı restore ettiği, aleyhine 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanamayacağı, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmaması hukuka aykırı olup kararın bozulması talebine ilişkindir.
3. Sanığın temyizi, aleyhine tesis edilen hükmün bozulması ve hakkında beraat kararı verilmesine ilişkindir.

IV. GEREKÇE
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
Sanık … hakkında Mühür Bozma Suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik;
a) Sanıkların savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın dava konusu yerde inşaat yaptığı veyahut atılı suçu işlediğine dair yeterli delil olmadığı anlaşıldığından temyize konu hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
b) Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık … ve Müdafiin Temyiz Sebepleri Yönünden;
Sanık … Hakkında Mühür Bozma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığa isnat edilen mühür bozma suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli 2020/87 Esas ve 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bu nedenle mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.

V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Mühür Bozma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde A bendinde açıklanan nedenle Ayvacık Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2015 tarihli ve 2014/59 Esas, 2015/108 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan diğer hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık … Hakkında Mühür Bozma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde B bendinde açıklanan nedenle Ayvacık Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2015 tarihli ve 2014/59 Esas, 2015/108 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.02.2023 tarihinde karar verildi.