YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/9117
KARAR NO : 2023/1469
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :2014/188 E., 2015/152 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 22. Asliye Ceza Mahkemesinin , 14.04.2015 tarihli ve 2014/188 Esas, 2015/152 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü ve 62 nci maddelerinin birinci fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği; suça konu belgelerin aldatıcılık niteliğinin olmadığı, suçun unsurlarının oluşmadığı, mahkemenin belgenin duruşmada fiziksel özelliklerini belirtmesi gerekirken ihsası rey yaparak belgenin aldatma özelliği olduğu görüşünü beyan etmesi ayrıca belgelerin sahteliği ve aldatıcılık niteliği ile ilgili Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden rapor almaksızın hüküm kurması hususlarına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde Emniyet Müdürlüğü görevlilerinin Org. Mahfiz GÜRMAN caddesi üzerinde yaptıkları kontroller esnasında durumdan şüphelenerek durdurdukları 34 SZB 53 plaka sayılı aracı kullanan sanığın görevlilere kendi fotoğrafına havi ancak Ayetullah İNALÖZ’e ait kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş sahte sürücü belgesi ve sahte nüfus cüzdanını ibraz ettiği anlaşılmaktadır.
2. Görevlilerin belgelerin sahteliğinden şüphelenmeleri üzerine, sanık belgelerin sahte olduğunu ve gerçek kimliğini ikrar etmiştir.
3. Sanık savunmasında hakkında arama kararı ve borçları olduğu için sahte belgeleri kullandığını beyan etmiştir.
4. İstanbul Kriminal Polis Laboratuarı Müdürlüğü’nün 05/02/2014 tarihli ekspertiz raporuna göre, suça konu nüfus cüzdanı ve sürücü belgesinin tamamen sahte olarak düzenlendiği ve aldatma niteliğine haiz olduğu tespit edilmiştir.
5. Mahkemece Adli Emanetin 2014/1863 kayıtlı kayıtlı suça konu belgeler incelendiğinde nüfus cüzdanın ve sürücü belgesinin Ayetullah İnanöz adına düzenlendiği belgelerin arkasının imzalı ve mühürlü olduğu fotoğrafların sanığa ait olup fotoğrafların üzerinde ve fotoğraf dışında devam eden kısımlarda soğuk mühür izinin bulunduğu ilk bakışta sahteliğinin anlaşılmasının mümkün olmadığı bu haliyle aldatıcılık özelliğinin bulunduğu gözlemlenmiştir.
6. Adli emanetinin 2014/1863 sırasında kayıtlı suça konu sahte belgelerin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmiştir.
7. Mahkemece ,sanığın aşamalardaki savunması, olay yakalama tutanağı, ekspertiz raporu, tüm dosya kapsamına dayanılarak resmi belgede sahtecilik suçundan temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1.5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesi hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Belgenin aldatıcılık niteliğine ilişkin temyiz isteği yönünden; belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hakime ait olması karşısında, suça konu belgelerin asılları getirtilip incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazdırıldığı, bu gözlem sonucunda gerekçeli kararda aldatıcılık niteliğine sahip olup olmadığının tartışıldığı ve denetime olanak verecek şekilde suça konu belgelerin asılları dosya içerisinde bulundurulduğundan kurulan mahkumiyet hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 22. Asliye Ceza Mahkemesinin , 14.04.2015 tarihli ve 2014/188 Esas, 2015/152 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03.2023 tarihinde karar verildi.