Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/9215 E. 2023/5396 K. 21.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/9215
KARAR NO : 2023/5396
KARAR TARİHİ : 21.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.07.2015 tarihli ve 2015/490 Esas, 2015/933 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; Mahkemece suça konu belgenin aldatma niteliğine ilişkin gözlem yapılmadığından hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; mahkûmiyet hükmünün kesin ve inandırıcı kanıtlara dayanmadığına, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci ve 51 … maddeleri ile 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin uygulanmamasının da usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında, İl Emniyet Müdürlüğü görevlilerince yapılan kontrol sırasında sahte olarak düzenlenmiş … belgesini ibraz ettiğinden bahisle resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık sorgusunda; kesinleşmiş cezası olduğundan ve işlerini toparlamak için hemen cezaevine girmek istemediğinden sahte düzenlenmiş olan … belgesini kullandığını beyan etmiştir.
3. Jandarma Kriminal uzmanlık raporu ile suça konu belgenin tamamen sahte olarak oluşturulduğu, teknik cihaz kullanmadan ilk bakışta sahteliğinin anlaşılamayacağı; Emniyet Kriminal ekspertiz raporu ile de tümden sahte oluşturulan suça konu belgenin düzenli bir yapıya sahip olması, fotoğraf üzerine gelecek şekilde oluşturulmuş mühür izinin bulunması nedeniyle sahtecilik ilk nazarda dikkati çekmeyeceğinden aldatma niteliğinin bulunduğu belirlenmiştir.
4. Mahkemece uzmanlık raporları esas alınarak suça konu belgenin aldatma niteliğinin bulunduğu ve suçun sübut bulduğu kabul edilerek mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Belgenin aldatma niteliğine ilişkin yeterli açıklamayı içeren uzmanlık raporlarını hükme esas alarak mahkûmiyet hükmü kuran Mahkemenin takdirinde isabetsizlik bulunmadığından, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
İddia, savunma, yakalama ve muhafaza altına alma tutanağı, uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamına göre yüklenen suçun sübutunu kabul eden ve failin geçmişini değerlendirerek takdiren 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmasının yer olmadığına karar veren Mahkemenin takdirinde hukuka aykırılık bulunmamış, sanığın tekerrür uygulamasına da esas alınan üç … fazla hapis cezasını içerir önceki hükümlülüğünün 5237 sayılı Kanun’un 51 … maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin uygulanmasına engel teşkil ettiği anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.07.2015 tarihli ve 2015/490 Esas, 2015/933 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.06.2023 tarihinde karar verildi.