YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/9268
KARAR NO : 2023/2899
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu 55. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.05.2015 tarihli ve 2015/160 Esas, 2015/880 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca; belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu göz önüne alınarak, suça konu … belgesi aslı duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan sonra iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi ve denetime olanak sağlayacak şekilde belge aslının dosya içinde bulundurulması gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle hüküm kurulması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; suça konu … belgesini güvenlik güçlerine kendisinin teslim ettiğine, kullanmadığına, beraat etmesi gerektiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında, suç tarihinde durumundan şüphelenilerek emniyet görevlileri tarafından durdurulması ve üzerinde herhangi bir suç unsurunun olup olmadığını sorulması üzerine, sahte … belgesini görevlilere teslim ettiğinden bahisle resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık sorgusunda; cezaevinden çıktıktan sonra işe girebilmek için arkadaşının kimlik bilgilerini kullanarak suça konu sahte … belgesini yaptırdığını, ancak herhangi bir yerde kullanmadığını beyan ederek yüklenen suçu ikrar etmiştir.
3. Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nün uzmanlık raporu ile … belgesinin tamamen sahte olarak üretildiği, yapılan sahtecilik ilk nazarda ve kolaylıkla farkedilemeyecek nitelikte olduğundan, belgenin aldatma niteliğinin bulunduğu tespit edilmiştir.
4. Suça konu belge aslı celbedilerek üzerinde Heyetimizce yapılan gözlemde; ilk bakışta ve kolaylıkla sahte olarak düzenlendiğinin anlaşılamadığı ve aldatma niteliğinin bulunduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nün uzmanlık raporu ve Heyetimizce belge aslı üzerinde yapılan gözlem sonucunda; sahteciliğin ilk nazarda ve kolaylıkla farkedilemeyecek nitelikte olması nedeniyle suça konu … belgesinin aldatma niteliğinin bulunduğu anlaşıldığından, bozma isteyen Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.02.2012 tarihli ve 2012/1445-2013/54, 24.09.2013 tarihli ve 2012/1506-2013/391 sayılı ve benzer kararlarında açıklandığı üzere; resmi belgede sahtecilik suçu seçimlik hareketli bir suç olarak tanımlanmıştır. Birinci seçimlik hareket, resmi belgeyi sahte olarak düzenlemek, ikinci seçimlik hareket, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştirmek, üçüncü seçimlik hareket ise, sahte resmi belgeyi bilerek kullanmaktır. Kullanılan sahte belgenin kişinin kendisi veya başkası tarafından düzenlenmiş olmasının bir önemi yoktur. Bu seçimlik hareketlerden herhangi birisinin işlenmesiyle suç tamamlanacaktır. Somut olayda, sanığın suça konu belgeyi sahte olarak düzenlettirerek üzerinde taşıdığı sabit olduğundan, kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Anadolu 55. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.05.2015 tarihli ve 2015/160 Esas, 2015/880 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.04.2023 tarihinde karar verildi.