Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/9287 E. 2023/3366 K. 27.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/9287
KARAR NO : 2023/3366
KARAR TARİHİ : 27.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ :Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin

bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı
Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Muş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.05.2015 tarihli ve 2015/27 Esas, 2015/466 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık suçu işlediği için pişman olduğunu, hakkında beraat hükmü kurulması talebiyle kararı temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın temyiz dışı sanık …’nin adına Motorlu Taşıt … Aday Sınavına girdiği ve dosya içerisinde onaylı suretleri bulunan motorlu taşıt … adayları sınavı sınav cevap kağıdı ile motorlu taşıt … adayları sınavı salon aday yoklama listesini … ismini yazmak suretiyle imzaladığı böylece sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Sanık atılı suçu işlediğini ikrar etmiştir.
4. Mahkemece, sanığın eyleminin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğunun kabulüyle temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın, temyiz dışı sanık …’nin adına Motorlu Taşıt … Aday Sınavına girdiği ve dosya içerisinde onaylı suretleri bulunan motorlu taşıt … adayları sınavı sınav cevap kağıdı ile motorlu taşıt … adayları sınavı salon aday yoklama listesini … ismini yazmak suretiyle imzaladığı ancak sınav esnasında yapılan kontrollerde görevlilerce durumun fark edildiği ve olayın kolluğa bildirildiğinden bahisle sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasında; dosyada mevcut tutanak içeriklerinden olayın sınav esnasında sanığın “Motorlu Taşıt … Adayları Sınavı Salon Aday Yoklama Listesini” imzalayıp “Motorlu Taşıt … Adaylan Sınavı Sınav Cevap Kağıdını” doldurmaya başladıktan sonra ancak salon görevlisine

teslim etmesinden önce olduğunun anlaşıldığı, bu sebeple teslim edilen sınav cevap kağıdı
belgesinin baştan itibaren görevlilerce içeriği itibarıyla sahte olduğunun bilinmesi nedeniyle hukuki
sonuç doğurmaya elverişli bulunmadığı, ancak sanığın gerçek kimlik ve sınava giriş belgesinde hiçbir tahrifat yapmadan “Salon Aday Yoklama Listesini” … adına imzalaması eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 206 ncı maddesindeki resmi belgenin düzenlenmesi sırasında memura yalan beyanda bulunma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, hatalı değerlendirme sonucu, eylemin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gerekçesiyle sanığın mahkumiyetine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Sanığın eylemine uyan “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçu yönünden; 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 23 ncü ve 24 üncü maddeleri ile düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 250 ve 251 inci maddelerindeki “Seri Muhakeme Usulü” ve “Basit Yargılama Usulü”nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle 5271 sayılı Kanun’a eklenen geçici 5 inci maddesin (d) bendi ile “01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de; hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 nci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden; 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Muş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.05.2015 tarihli ve 2015/27 Esas, 2015/466 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.04.2023 tarihinde karar verildi.