Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/9311 E. 2023/1850 K. 22.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/9311
KARAR NO : 2023/1850
KARAR TARİHİ : 22.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/559 E., 2015/799 K.
SUÇLAR : Resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEMYİZ EDENLER : Cumhuriyet savcısı, sanık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bartın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.06.2015 tarihli ve 2015/559 Esas, 2015/799 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında,
a)Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı,
b)Resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 205 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Cumhuriyet savcısının kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteği; delillerin takdirinde hataya düşüldüğüne, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Sanığın resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteği, suç işleme kastının olmadığına, lehine hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, Bartın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak cezasını infaz etmekte iken, 13.03.2015 tarihinde Bartın Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2015/184 Talimat sayılı dosyasında ifadesi alınmak üzere Cumhuriyet Başsavcılığına getirildiği, ilgili talimat dosyasında şüpheli olarak savunması alınan sanığın konu hakkındaki savunmasını tamamlayıp hazırlanan tutanağı imzaladığı esnada ifade tutanağının üzerini imza amacıyla kendisine verilen siyah renkte tükenmez kalemle çizerek resmi belge niteliğindeki tutanağa zarar vermek suretiyle tahripte bulunduğu, bu eyleminin hemen sonrasında elinde bulunan kalemle ifade tutanağının üzerine doğru elini de yumruk yapmak suretiyle vurarak mağdur Cumhuriyet savcısına karşı görevinden dolayı hakaret suçunu işlediği iddia edilmiştir.
2. Sanık, mağdur Cumhuriyet savcısının kendisine “doğruyu söylemiyorsun, doğruyu söyle” demesi üzerine sinirlenerek ifadenin üzerini kalemle çizdiğini, suç işleme kastının olmadığını, sinir hastası olduğundan bu şekilde bir tepki verdiğini, kimseye hakaret etmediğini savunmuştur.
3. Sanığın ifadesinin alınması sırasında görevli olan jandarma görevlileri K.O. ve M.K. ile Bartın Cumhuriyet Başsavcılığında görevli olan zabıt katibi M.K. tanık olarak dinlenmiş, tanıklar sanığın Cumhuriyet Başsavcılığında şüpheli sıfatıyla savunmasının alındığını, sanığın ifadesini imzaladığı esnada verdiği ifadenin üzerini kalemle çizdiğini, ayrıca ifade tutanağını kaldırıp masaya vurmak suretiyle tespki gösterdiğini beyan etmişlerdir.
IV. GEREKÇE
A. Kamu Görevlisine Karşı Görevinden Dolayı Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Bartın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.06.2015 tarihli ve 2015/559 Esas, 2015/799 Karar sayılı kararında, her ne kadar sanık hakkında, resmi belgeyi bozma eyleminin hemen sonrasında elinde bulunan kalemle ifade tutanağının üzerine doğru elini de yumruk yapmak suretiyle vurarak mağdur Cumhuriyet savcısına karşı görevinden dolayı hakaret suçunu da işlediğinden bahisle cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de, yumruk haline getirilen el ile tutanağın üzerine vurulması şeklindeki eylemin atılı hakaret suçunun unsurlarını oluşturmadığının anlaşılması nedeniyle hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin de reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Resmî Belgeyi Bozmak, Yok Etmek Veya Gizlemek Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.11.2017 tarihli ve 2017/866 Esas, 2017/466 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; 5327 sayılı Kanun’un 205 inci maddesindeki “resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek” suçunun oluşabilmesi için resmi bir belgenin içeriğindeki bilgilerin anlaşılamaz, kullanılamaz hale getirilmekle birlikte maddi varlığına dokunulmaksızın ondan faydalanma olanağının imkansız hale getirilmesi suretiyle bozulması veya belgenin maddi varlığına son verilerek yok edilmesi ya da belgenin bütünlüğüne dokunmaksızın hak sahibinin ondan yararlanmasını engelleyecek şekilde gizlenmesi gerekmektedir. Failin bir belgeyi ortadan kaldırmak, bozmak veya gizlemekle elde etmek istediği sonuç, hak sahibinin o belgeden yararlanmasını engellemekten ibarettir. Nitekim, belge ortadan kalkınca veya bozulunca bu yararlanma olanağı kalmayacağından failin elde etmek istediği sonuç da gerçekleşecektir. Gerçek belgenin aslı ortadan kaldırılarak veya bozularak sonuç elde edildiğinde suç da tamamlanmış olur. Belgenin bozulması, yok edilmesi veya gizlenmesinin amacı hak sahibinin suça konu belgeden yararlanmasının önlenmesidir. Diğer bir anlatımla bu suç, hak sahibinin o belgeden yararlanmasını engellemek amacıyla kanıt değeri taşıyan belgelerin ortadan kaldırılması, bozulması ya da gizlenmesi suretiyle oluşacaktır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın, ifadesinin alınmasından sonra ifade tutanağının ortasına siyah renkli tükenmez kalemle çizik attığı, elinde olmayan sebeplerle engellenmesine yönelik herhangi bir davranış olmadığı halde sanığın eylemini devam ettirmediği anlaşılmakla, atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
2. Kabule göre; 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Kamu Görevlisine Karşı Görevinden Dolayı Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Bartın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.06.2015 tarihli ve 2015/559 Esas, 2015/799 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Resmî Belgeyi Bozmak, Yok Etmek Veya Gizlemek Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Bartın 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.06.2015 tarihli ve 2015/559 Esas, 2015/799 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.03.2023 tarihinde karar verildi.