YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/9340
KARAR NO : 2023/1645
KARAR TARİHİ : 16.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2011/786 E., 2015/136 K.
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar … ve … müdafileri, sanık …
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.03.2015 tarihli ve 2011/786 Esas, 2015/136 Karar sayılı kararı ile,
1. Sanık … hakkında; resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
2. Sanık … hakkında; resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ,
3. Sanık … hakkında; resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 51 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 26.11.2019 tarihli, 2015/292704 sayılı ve sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin bozulması görüşünü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … müdafiin temyizi, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
Sanık … müdafiin temyizi, sanığın bahse konu aracın ikiz plakalı olduğunu bilmeden kiraladığına,
Sanık …’nın temyizi, suça konu plaka ve belgelerin sahte olduğunu bilmeden şoför olarak çalıştığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’ın 34 TBP 12 plaka sayılı taksiyi mağdur …’den kiraladığı ve kullanmaya başladığı, ayrıca aynı araca ilişkin 2 adet sahte plaka, araç tescil belgesi ve araç trafik belgesi temin edip ikinci bir taksi daha oluşturduğu ve bu aracı ortak çalıştırmak üzere sanık … ile anlaştığı ve adı geçen sanığa teslim ettiği, sanık …’ın da temyiz dışı sanık … ile birlikte gece ve gündüz şoförü olarak aracı çalıştırdıkları, daha sonra sanık …’ın rahatsızlanması üzerine sanık …’nın bu aracı gece ve gündüz şoförü olarak sanık … ile birlikte çalıştırmaya devam ettiği sırada kolluk güçlerince aracın plakalarından şüphelenilip durdurulduğu ve araç üzerindeki plakalar ile tescil belgelerinin sahte olduğunun anlaşıldığı iddiasıyla sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Mahkemece yapılan yargılamada yüklenen suçun sübut bulduğu kabul edilerek sanıkların mahkûmiyetine hükmedilmiştir.
3. Sanık … soruşturma aşamasında müdafii huzurunda alınan savunmalarında; taksiyi bu plaka ve belgeler ile sahte olduğunu bilerek sanık …’den aldığını beyan etmiş, kovuşturma aşamasında ise suçlamayı reddetmiş, sanıklar Özgür ve İhsan ise yargılamanın her aşamasında suçlamayı reddetmişlerdir.
4. Temyiz dışı sanık … alınan savunmalarında özetle; sanık …’ün kiraladığı gerçek takside 15 gün kadar çalıştığını, daha sonra sanık …’ün kendisini sanık … ile tanıştırdığını, Erkan’ın taksisinde çalışmaya başladığını, Erkan’ın kendisine aracın ikiz olduğunu belirttiğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
5. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından tanzim olunan, 02.07.2011 tarihli;
” ikiz taksiden ele geçen plakalar ile belgelerin sahte oldukları ve aldatma niteliğini haiz oldukları” görüşlerini içerir kriminal raporu dava dosyasında mevcuttur.
6. Mahkeme hakimi tarafından suça konu plakalar ve belgelerin duruşmada incelenip, özellikleri zapta geçirilmiş, plaka ve belgelerin iğfal niteliğini haiz olduğu belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar … ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
1. Olaya ilişkin yakalama tutanakları, kriminal raporu, sanık …’ın soruşturma aşamasında müdafii huzurunda alınan beyanları ile temyiz dışı sanık …’nin beyanları karşısında, sanıkların üzerine atılı suçun sübuta erdiği belirlenmekle, sanıklar hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipleri ile düzeltilen husus dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Sanık …’ın tekerrüre esas alınan Bakırköy 32. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.07.2010 tarihli ve 2009/154 Esas, 2010/507 Karar sayılı ilamına konu 5237 sayılı Kanun’un 165 inci maddesindeki suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla, bu suç yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
4. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.06.2010 tarihli ve 2010/11-98, 143 sayılı kararında da belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen, “değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi” ifadesi nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için, bir kişiye karşı aynı suçların mutlaka değişik zamanlarda işlenmesi gerekli olup, somut olayda, suça konu plakalar ve belgelerin farklı tarihte düzenlendiğine dair bir delilin bulunmaması karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, suçun zincirleme şekilde işlendiğinin kabulü ile fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın tüm aşamalarda, 6 gündür takside şoför olarak çalıştığını, plaka ve diğer sahte belgerin sahte olduğunu bilmediğini savunması, sanık …’ın, belgelerin sahteliğini bildiğine dair, temyiz dışı sanık …’nin atf-ı cürüm niteliğindeki kolluk ifadesi dışında her türlü şüpheden uzak, somut delil bulunmaması karşısında, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması,
2. Adli Emanette bulunan suça konu plakalar ve belgelerin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi gerekirken bu hususta bir karar veilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanıklar … ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle İstanbul 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.03.2015 tarihli ve 2011/786 Esas, 2015/136 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının birinci ve ikinci bentlerindeki 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımların tamamen çıkartılması, ayrıca 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulandığı paragraflarda yer alan “3 YIL 4 AY HAPİS CEZASI” ibareleri çıkartılarak yerlerine “2 YIL 6 AY HAPİS CEZASI” ibareleri eklenmesi suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle İstanbul 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.03.2015 tarihli ve 2011/786 Esas, 2015/136 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.03.2023 tarihinde karar verildi.