Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/9528 E. 2023/2643 K. 05.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/9528
KARAR NO : 2023/2643
KARAR TARİHİ : 05.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kızıltepe 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.05.2015 tarihli ve 2012/90 Esas, 2015/432 Karar sayılı kararı ile; resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 35 inci, 62 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 26.11.2019 tarihli ve 2015/301827 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği;kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve suçlamalarla bir ilgisi bulunmadığına, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’ın, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık … adına düzenlenmiş, üzerinde herhangi bir tahrifat yapılmayan sınav giriş belgesi ve nüfus cüzdanını kullanmak suretiyle motorlu taşıtlar … adaylığı sınavına girdiği, cevap kağıdını sanık … adına imzaladığı, ancak sınav esnasında yapılan kontrollerde görevlilerce durumun fark edildiği ve olayın kolluğa bildirildiği anlaşılmaktadır.
2. Sanık … aşamalarda çelişkili savunmalarda bulunmuş, soruşturma aşamasında suçunu ikrar mahiyetinde savunmada bulunmuş ise de; kovuşturma aşamasında soruşturma aşamasında alınan beyanın kendisine ait olmadığını, …’yu tanımadığını ve onun yerine sınava girmediği şeklinde savunmada bulunduğu anlaşılmıştır.
3. Temyiz dışı sanık … aşamalarda alınan savunmalarında, …’ın arkadaşı olduğunu, eşi rahatsızlandığı için hastaneye gideceğinden sınava giremediğini, bu yüzden sınava girmesini arkadaşından istediğini, onun da herhangi bir para almadan yerine sınava girdiği şeklinde savunmada bulunduğu anlaşılmıştır.

4. Mahkeme gözleminde adli emanetin 2011/766 sırasında kayıtlı …’ya ait kimlik ve sınav giriş belgesindeki fotoğraflarla sanık …’ın Ceylanpınar Asliye Ceza Mahkemesinde çekilmiş ve CD ye aktarılmış, IMG 0472 nolu fotoğraftaki şahısın yüz olarak birbirlerine benzediği şeklinde gözlem yapıldığı tespit edilmiştir.
5. Mahkemece temyiz dışı sanık …’ın ikrara dayalı savunmaları, sanık …’in suçtan kurtulmaya yönelik çelişkili savunmaları, mahkeme gözlemi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek; sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık …’ın, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık … adına düzenlenmiş, üzerinde herhangi bir tahrifat yapılmayan sınav giriş belgesi ve nüfus cüzdanını kullanmak suretiyle motorlu taşıtlar … adaylığı sınavına girdiği, cevap kağıdını sanık … adına imzaladığı, ancak sınav esnasında yapılan kontrollerde görevlilerce durumun fark edildiği ve olayın kolluğa bildirildiğinden bahisle sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasında; dosyada mevcut tutanak içeriklerinden ve sanık …’ın 22.10.2011 tarihli savunma içeriğinden olayın sınav esnasında sanık …’in “Motorlu Taşıt … Adayları Sınavı Salon Aday Yoklama Listesini” imzalayıp “Motorlu Taşıt … Adayları Sınavı Sınav Cevap Kağıdını” doldurmaya başladıktan sonra ancak salon görevlisine teslim etmesinden önce olduğunun anlaşıldığı, bu sebeple teslim edilen sınav cevap kağıdı belgesinin baştan itibaren görevlilerce içeriği itibarıyla sahte olduğunun bilinmesi nedeniyle hukuki sonuç doğurmaya elverişli bulunmadığı, ancak sanık …’in gerçek kimlik ve sınava giriş belgesinde hiçbir tahrifat yapmadan “Salon Aday Yoklama Listesini” … olarak imzalaması eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 206 ncı maddesindeki resmi belgenin düzenlenmesi sırasında memura yalan beyanda bulunma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, hatalı değerlendirme sonucu, eylemin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gerekçesiyle sanığın mahkumiyetine hükmedilmesi yasaya aykırı,
2. Sanığın eylemine uyan “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçu yönünden; 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 23 ve 24 üncü maddeleri ile düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 250 ve 251 inci maddelerindeki “Seri Muhakeme Usulü” ve “Basit Yargılama Usulü”nün uygulanmasıyla ilgili olarak, 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle 5271 sayılı Kanun’a eklenen geçici 5 inci maddesin (d) bendi ile “01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de;
Hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı karan ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden; 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli 2020/87 Esas ve 2022/44 Karar sayılı karan ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykın bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerekliliği,
3.)Kabule göre de;
a.)Sanığa yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun niteliği gereği neticesi harekete bitişik suçlardan olması nedeniyle teşebbüse elverişli olmadığı gözetilmeden, sanığa yüklenen suçun teşebbüs aşamasında kaldığının kabulü ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin uygulanması,
b.)5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle .Kızıltepe 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.05.2015 tarihli ve 2012/90 Esas, 2015/432 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.04.2023 tarihinde karar verildi.