Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2020/101 E. 2023/4653 K. 31.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/101
KARAR NO : 2023/4653
KARAR TARİHİ : 31.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Menemen 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2015 tarihli ve 2015/120 Esas, 2015/460 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz istekleri; mahkûmiyet hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin olup herhangi bir gerekçe içermemektedir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında, … adına düzenlenmiş üzerinde kendi fotoğrafı bulunan tamamen sahte olarak üretilmiş … belgesini Emniyet Müdürlüğü görevlilerine ibraz etmek resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık sorgusunda; yüklenen suçu ikrar etmiştir.
3. Emniyet Kriminal uzmanlık raporu ile suça konu belgenin külliyen sahte olduğu, düzenli bir yapıya sahip olması, fotoğraf üzerine gelecek şekilde oluşturulmuş mühür izi ve sağ alt köşesinde levha numarasının bulunması nedeniyle sahteliğin ilk nazarda dikkati çekmeyeceği, bu itibarla aldatma niteliğinin bulunduğunun tespit edildiği görülmüştür.
4. Mahkemece iddia, savunma, uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamına göre tamamen sahte olarak üretilmiş ve aldatma niteliği bulunan … belgesini düzenlettirerek kullandığının sabit olduğu gerekçesiyle sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Adlî sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkûmiyeti bulunan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 58 … maddesinin altıncı fıkrası uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamış; Adli Emanette kayıtlı suça konu belgenin akıbeti hakkında mahallinde bir karar verilmesi, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca birinci fıkrasının (c) bendindeki “velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan” yoksunluğun sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceğinin gözetilmemiş olması hususunun, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen yargılama gideri olarak hesaplanan 19,80 TL’nin 5271 sayılı Kanun’un 324 üncü maddesinin 4 üncü fıkrasına 6352 sayılı Kanun’un 100 üncü maddesiyle eklenen değişiklik doğrultusunda terkin edilecek miktar olan 20,00 TL’nin altında kaldığının anlaşılması karşısında, hazineye yükletilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hususu dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (3) numaralı paragrafında açıklanan nedenle Menemen 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2015 tarihli ve 2015/120 Esas, 2015/460 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği yargılama giderlerine ilişkin bölüm hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “19,80 TL yargılama giderinin hüküm tarihi itibarıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106 ncı maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20,00 TL’den daha az olması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 324 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince hazineye yükletilmesine” yazılmak suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

31.05.2023 tarihinde karar verildi.