YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1058
KARAR NO : 2023/2573
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.04.2015 tarihli ve 2014/390 Esas, 2015/123 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerektiğine, eksik inceleme ve yetersiz araştırma ile delillerin taktirinde hataya düşülerek karar verildiğine, fazla cezaya hükmedildiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Suça konu 13.07.2011 keşide tarihli ve 6.700,00 TL bedelli çekin bankaya ibrazı üzerine sahte olduğunun anlaşılması nedeniyle başlatılan soruşturma sonucunda sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Sanık savunmalarında özetle, suça konu çeki kendisine mal satmış olduğu … isimli kişiden aldığını beyan etmiş ancak soruşturma ve kovuşturma aşamalarında bu kişinin açık kimlik ve adres bilgilerini açıklamadığı gibi aralarındaki ticari ilişkiyi kanıtlayan herhangi bir belge de ibraz etmemiştir.
3. Soruşturma aşamasında alınan 13.09.2011 tarihli ekspertiz raporunda, suça konu çekin tamamen sahte olarak hazırlanmış olduğu, hüsnüniyetli kişilere karşı aldatma kabiliyetini haiz olduğu belirtilmiştir.
4. Dosya kapsamına göre, suça konu çekin arka yüzünde … adına atılı imzanın bulunduğu 1. cirantacı hanesinde yazılı T.C. Kimlik Numarasının eksik olduğu, GSM numarasının başka bir kişi adına kayıtlı olduğu anlaşılmış, gösterilen adreste yapılan kolluk araştırmasında …’i tanıyan ve bilen olmadığı tespit edilmiştir.
5. Mahkemece, tamamen sahte olarak düzenlenen suça konu çeki sahteliğini bilerek kullandığı kabul edilen sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.04.2015 tarihli ve 2014/390 Esas, 2015/123 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.04.2023 tarihinde karar verildi.