YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1060
KARAR NO : 2023/813
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/268 E. 2015/125 K
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2015 tarihli ve 2014/268 Esas, 2015/125 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi süre tutum dilekçesinden ibaret olup, herhangi bir gerekçe içermemektedir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılan …’e ait araçtan boş şekilde çalınan suça konu çeki bir şekilde ele geçirip 10.09.2013 keşide tarihli ve 21.000 TL bedelli olacak şekilde tanzim ederek borcuna karşılık katılan …’a verdiği iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık savunmasında; suça konu çeki katılan …’a olan borcuna karşılık arkasını cirolamak suretiyle kendisinin verdiğini, ancak çekin çalıntı olduğunu bilmediğini, ortağı …’in suça konu çeki … Athan’dan aldığını beyan ederek üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Tanık … ifadesinde; … ile iş yerinde bulunduğu esnada Doğan isimli açık kimlik ve adres bilgilerini bilmediği bir şahsın iş yerine geldiğini, suça konu çekle alışveriş yapmak istediğini, kendisinin bu teklifi kabul etmediğini, ancak …’in bu kişiden suça konu çeki aldığını belirtmiştir.
4. Hakkında beraat kararı verilen sanık … ise ilk savunmasında suça konu çeki …’dan aldığını beyan etmesine rağmen tanık …’ın ifadesinin alınmasından sonra çeki tanık …’dan almadığını, tanığın yalnızca referans olduğunu belirtmiştir.
5. Mahkemece sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Belgede sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu göz önüne alınarak, suça konu çek aslının duruşmaya getirtilip incelenmesi, yasal unsurları taşıyıp taşımadığı ve aldatma kabiliyeti bulunup bulunmadığının tespit edilmesi ve denetime olanak sağlayacak şekilde belge aslının dosya içinde bulundurulması gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle hüküm kurulması,
2. Kabule göre;
a. 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasına 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72 nci maddesi ile eklenen “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilmeden, suç tarihi itibarıyla engel adli sicil kaydı bulunmayan ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca takdiri indirim nedenleri uygulanan sanık hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b. 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “cezanın ertelenmesi, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşuluna bağlı tutulabilir. Bu durumda, koşul gerçekleşinceye kadar cezanın infaz kurumunda çektirilmesine devam edilir. Koşulun yerine getirilmesi halinde, hakim kararıyla hükümlü infaz kurumundan derhal salıverilir” hükmü ve sahtecilik suçunun işlenmesi ile oluşmuş somut bir zarardan söz edilemeyeceği hususu gözetilmeden sanık hakkında zararı gidermediğinden bahisle hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2015 tarihli ve 2014/268 Esas, 2015/125 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.02.2023 tarihinde karar verildi.