Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2020/1198 E. 2021/7605 K. 30.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1198
KARAR NO : 2021/7605
KARAR TARİHİ : 30.09.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

1) Katılan vekilinin tefecilik suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyizinin incelenmesinde;
Sanığın, POS cihazlarını kullanım amaçları ve sözleşme koşulları dışında, kredi kartı sahiplerinin nakit ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla kullanmaktan ibaret fiillerinin, hem TCK’nin 241. maddesinde düzenlenen “tefecilik” suçunu hem de 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 36. maddesinde düzenlenen “gerçeğe aykırı olarak harcama belgesi düzenleme” suçunu oluşturması; TCK’nin 241. maddesinin genel ve 5464 sayılı Kanun’un 36. maddesinin özel norm niteliğinde olması karşısında; “özel normun önceliği” kuralı gereğince, sanık hakkında zincirleme olarak 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 36. maddesinde düzenlenen “gerçeğe aykırı olarak harcama belgesi düzenleme” suçundan hüküm kurulması gerektiği ancak şikayetçi vergi dairesi başkanlığının, sanığa yüklenen “5464 sayılı Kanun’a muhalefet etme” suçundan doğrudan zarar görmediği ve kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı, usulsüz verilmesinden dolayı hukuken geçersiz olan katılma kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceği anlaşılmakla, Vergi Dairesi Başkanlığı adına vekilinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2)2008 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan verilen beraat hükmüne yönelik sanık müdafisi ve katılan vekilinin, tefecilik suçundan verilen beraat hükmüne yönelik sanık müdafisinin temyizlerinin incelenmesinde;

2008 takvim yılında sahte belge düzenleme ve tefecilik suçlarından açılan davada suç tarihinin en aleyhe kabulle 31.12.2008 olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen “2008 takvim yılında sahte belge düzenleme’’ ve “tefecilik” suçlarının Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 31.12.2008 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla, sanık müdafisi ve katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, 30.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.