YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/127
KARAR NO : 2023/4664
KARAR TARİHİ : 31.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2015 tarihli ve 2015/238 Esas, 2015/698 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 54 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve suça konu plakaların müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; ailesine bakabilmek için yaptığından hakkında verilen mahkumiyet hükmünün bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın kullandığı ticari taksiye 34 TEZ 58 nolu sahte plakaları takarak kullanması nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul edilmiştir.
2. Sanık atılı suçu işlediğini ikrar etmiştir.
3. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı’nın 26.12.2014 tarihli uzmanlık raporunda suça konu plakalardaki T.Ş.Ö.F mühür izlerinin sahte olduğu ve aldatıcı niteliğinin bulunduğu kanaati bildirilmiştir.
4. Mahkemece sanığın atılı suçu işlediği kabul edilerek mahkumiyet hükmü verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen suça konu plakaların dosyada delil olarak saklanması yerine müsaderesine karar verilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (3) nolu bendinde açıklanan nedenle Küçükçekmece 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2015 tarihli ve 2015/238 Esas, 2015/698 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği suça konu belgenin akıbetine ilişkin hüküm fıkrasından “TCK 54 maddesi gereğince müsaderesine” ibaresinin çıkartılarak, yerine “dosyada delil olarak saklanmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.05.2023 tarihinde karar verildi.