YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/136
KARAR NO : 2023/4467
KARAR TARİHİ : 25.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.05.2015 tarihli ve 2014/317 Esas, 2015/229 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun ( 5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 … maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, sanığın nüfus cüzdanının sahte olmadığına, tahrifat yapılmadığına, sadece fotoğrafın düşmüş olduğuna, beraat kararı verilmesi yerine mahkumiyet kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, suç tarihinde başka bir suç nedeniyle savunmasının alınmasına yönelik hakkında çıkarılan yakalama kararı üzerine çıkarıldığı İstanbul 52. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/137 D.İş sayılı dosyasının yapılan duruşmasında nüfus cüzdanını önceden fotoğrafı yırtılmış, fotoğrafsız olarak ibraz ettiği iddiasıyla sanık hakkında kamu davası açılmıştır.
2. Sanık savunmasında suçu kabul etmemiştir.
IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 205 … maddesindeki “resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme” suçunun oluşabilmesi için resmi bir belgenin içeriğindeki bilgilerin anlaşılmaz, kullanılamaz hale getirilmekle birlikte maddi varlığına dokunulmaksızın ondan faydalanma olanağının imkansız hale getirilmesi suretiyle bozulması veya belgenin maddi varlığına son verilerek yok edilmesi ya da belgenin bütünlüğüne dokunmaksızın hak sahibinin ondan yararlanmasını engelleyecek şekilde gizlenmesi gerekmektedir. Failin bir belgeyi ortadan kaldırmak, bozmak veya gizlemekle elde etmek istediği sonuç, hak sahibinin o belgeden yararlanmasını engellemekten ibarettir. Nitekim, belge ortadan kalkınca veya bozulunca bu yararlanma olanağı kalmayacağından failin elde etmek istediği sonuç da gerçekleşecektir. Gerçek belgenin aslı ortadan kaldırılarak veya bozularak sonuç elde edildiğinde suç da tamamlanmış olur. Belgenin bozulması, yok edilmesi veya gizlenmesinin amacı hak sahibinin suça konu belgeden yararlanmasının önlenmesidir. Diğer bir anlatımla anılan suç, hak sahibinin o belgeden yararlanmasını engellemek amacıyla kanıt değeri taşıyan belgelerin ortadan kaldırılması, bozulması ya da gizlenmesi suretiyle oluşacaktır. Somut olayda ise sanığın, resmi olarak düzenlenip kendisine verilmiş nüfus cüzdanındaki fotoğrafını suç tarihinden önce yırttıktan sonra suç tarihinde bu haliyle İstanbul 52. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/137 D.İş sayılı duruşmasında ibraz edip kullandığı şeklindeki eyleminde, resmi belgeyi bozma suçunun unsurlarının oluşmadığı, beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Kabule göre de;
a. Sanık hakkında kurulan hükmün gerekçesinde sanığın resmi belgeyi bozma suçunu işlediği belirtilip hüküm fıkrasında ise eyleminin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu kabul edilerek hüküm kurulması suretiyle çelişkili karar verilmesi,
b. Mahkemece tekerrüre esas alınan mahkumiyetin kesin nitelikteki adli para cezasına ilişkin olduğu bu nedenle de tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
Nedenleriyle hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.05.2015 tarihli ve 2014/317 Esas, 2015/229 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.05.2023 tarihinde karar verildi.