Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2020/1446 E. 2020/6519 K. 05.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1446
KARAR NO : 2020/6519
KARAR TARİHİ : 05.11.2020

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

1-Mahkemenin yargı çevresi dışında, başka suçlardan Reyhanlı (kapatılan) B Tipi Kapalı Cezaevinde bulunan ve duruşmadan bağışık tutulma talebi bulunmayan sanığın, hükmün tefhim olunduğu duruşmaya katılımı sağlanmadan veya SEGBİS yolu ile savunması alınmadan yokluğunda mahkumiyet hükümleri kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 193 ve 196. maddelerine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2-Kabule göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 gün ve 232/250 sayılı kararında açıklandığı üzere, sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve keyfiyetin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, “muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatıcılık niteliğinin varlığını göstermeyeceği, aslı ele geçirilemeyen belgenin hukuki sonuç doğurmaya elverişli nitelikte olmadığı ve aldatıcılık yönünden inceleme yapılması imkanı bulunmadığından, suçun unsurları itibariyle oluşmayacağı cihetle; somut olayda, sanığın, katılan adına düzenlenmiş sürücü belgesine kendi fotoğrafını yapıştırıp bu belge ile araç kiralama sözleşmesi imzalamak şeklinde şeklinde gerçekleşen olayda, suça konu sürücü belgesi aslının ele geçirilemediği, yalnızca araç kiralama sözleşmesi aslının ele geçtiği anlaşılmakla; aslı ele geçmeyen sahte sürücü belgesinin aldatıcılık niteliği tespit edilemeyeceğinden, resmi belgede sahtecilik suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı; sanığın araç kiralama sözleşmesi imzalaması eyleminin ise özel belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm tesisi yasaya aykırı,
3-5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.11.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.