YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1532
KARAR NO : 2020/5459
KARAR TARİHİ : 06.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte belge kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
…Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 26/09/2012 tarih ve …Esas numaralı iddianamesi ile sanık hakkında “2006 ve 2007 takvim yıllarında sahte fatura kullanma” suçlarından açılan dava ile ilgili olarak mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Sanık hakkında “2008 takvim yılında sahte fatura kullanma” suçundan açılan kamu davasında; sanığın savunmasında hafriyat işi yaptıklarını, kamyon sahiplerinin fatura verdiklerini, tankerlerine toplu olarak mazot alıp ödemesini yaptıklarını, sonra faturayı getiren insanları bulamadıklarını, getirilen faturaların sahte olup olmadığını bilmediğini beyan etmesi, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmesine rağmen suça konu faturaları düzenleyen… Yedek Parça Nakl. Ltd. Şti ve… Oto Yedek Parça hakkında sahte belge düzenleyicisi olduklarına dair düzenlenen vergi raporlarının dosya arasına alınmaması ve bu mükellefler hakkında sahte fatura düzenleme suçundan dava açılıp açılmadığının araştırılmaması, bozma ilamı sonrası gelen cevabi yazılar ve belgelerden sanığın 07.02.2006 tarihli ortaklar kurulu kararı ile şirketteki hissesini devrederek şirket müdürlüğünden ayrıldığının, şirket müdürlüğüne…’in 20 yıl süre ile seçildiğinin ve bu hususların 14.03.2006 tarihli Ticaret Sicili Gazetesinde yer aldığının anlaşılması karşısında, sahte fatura kullanma suçunun herkes tarafından işlenemeyeceği, suçun faillerinin ancak mükellef, vergi sorumlusu, tüzel kişilerin kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin idarecileri veya bunların temsilcilerinin olabileceği ve bu suça genel hükümlere göre iştirak edilebileceği hususları da gözetilerek;
Maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından;
1-Faturaları düzenleyen mükellefler hakkında tanzim edilen vergi inceleme raporlarının ilgili vergi dairesinden getirtilmesi,
2-Aynı mükellefler hakkında ilgili takvim yılında “sahte fatura düzenleme suçundan” dava açılıp açılmadığının araştırılması; dava açılmış ise dosyaların getirtilerek incelenmesi ve ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması,
3-Gerektiğinde, faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi için; faturaları düzenleyen mükellefe ait mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyelerinin, teslim ve tesellüm belgelerinin, bedelinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun ve kanıtlama yeterliliği olan banka hesaplarının ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgeler ile faturaları düzenleyen mükellefin yeterli mal girişi veya üretimi olup olmadığına ilişkin belgelerin getirtilmesi, faturaları düzenleyen mükellef ile kullanan mükellefin ticari defter ve belgeleri üzerinde karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılması,
4-Faturaları düzenleyen şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kime verdikleri, sanığı tanıyıp tanımadıkları ve faturaların verilmesi konusunda sanığın bir iştiraki bulunup bulunmadığının sorulması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak suç tarihinde şirket ortağı ve müdürü olmayan sanığın atılı suça iştirakinin olup olmadığının tespit edilmesi ve buna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulması,
5-Kabule göre de;
a)”30/05/2019” olan karar tarihinin gerekçeli karar başlığına “29/05/2019 “olarak yanlış yazılması,
b)Suça konu faturaların KDV indiriminde kullanılmış olmaları ve son faturanın “31/10/2008” tarihli olması nedeniyle, “25/11/2008” olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığına “2008” olarak eksik yazılması,
c)5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 06/10/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.