Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2020/1897 E. 2020/4683 K. 21.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1897
KARAR NO : 2020/4683
KARAR TARİHİ : 21.09.2020

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 20/05/2020 tarih ve 2019/21766 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 04/06/2020 tarih ve KYB-2020/49138 sayılı ihbarname ile;
Mühür bozma suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 203/1, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Durağan Asliye Ceza Mahkemesinin 06/11/2013 tarihli ve 2011/36 esas, 2013/157 sayılı kararının “benzer olaylar nedeniyle Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08/03/2016 tarihli ve 2015/1121 esas, 2016/111 karar ve Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 23/03/2016 tarihli ve 2016/813 esas, 2016/5277 karar sayılı ilâmlarında da belirtildiği üzere, mühür bozma suçunun oluşabilmesi için kanunun veya yetkili makamların emri uyarınca konulmuş bir mührün kaldırılması ya da konuluş amacına aykırı hareket edilmesi gerektiği, ihaleye dayalı olarak elektrik dağıtımı yapan ve kamu görevlisi statüsü bulunmayan özel şirket görevlilerince yapılacak mühürlemelerin ihlâli durumunda, anılan suçun oluşmayacağı cihetle, somut olayda, özelleştirme uygulamaları neticesinde elektrik dağıtım ve satışının Yeşilırmak Elektrik Dağıtım A.Ş.’ne 29/12/2010 tarihinde devredildiği ve mühürleme işleminin ise 27/01/2011 gerçekleştirildiğinin anlaşılması karşısında, sanığın üzerine atılı mühür bozma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, bozulması istenilmiş olmakla,
Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
İncelenen dosyaya göre; 17/02/2011 tarihli mühür bozma tutanağına konu 27/01/2011 tarihli mühürleme işlemini gerçekleştiren katılan Yeşilırmak Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi’nin, mühürleme tarihinden önce 29/12/2010 tarihinde özelleştirilmesi nedeniyle, lisans sahibi özel şirket görevlileri tarafından yapılan bu mühürleme işlemine aykırı davranışta, 5237 sayılı TCK’nin 203. maddesinde düzenlenen “mühür bozma” suçunun unsurlarının oluşmayacağı anlaşılmakla; ihbarnamedeki kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, sanığın mühür bozma suçundan mahkûmiyetine ilişkin Durağan Asliye Ceza Mahkemesi’nin 06/11/2013 tarihli 2011/36 Esas ve 2013/157 Karar sayılı kararının CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA; bozma nedenine göre aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca karar verilmesi mümkün görüldüğünden, yüklenen suç unsurları itibarıyla oluşmadığından sanığın BERAATİNE, cezanın çektirilmemesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE, 21/09/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.