YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1903
KARAR NO : 2023/3533
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Turgutlu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.05.2015 tarihli ve 2014/257 Esas, 2015/360 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 51 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği suça konu … belgesinin iğfal kabiliyetinin bulunmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın hakkında uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan yürütülen soruşturma kapsamında kolluk kuvvetlerine kimlik bilgilerini … olarak bildirdiği ve … adına düzenlenmiş ve üzerinde kendi fotoğrafının bulunduğu sahte … belgesini ibraz ettiği iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık savunmasında hakkında yakalama kararı bulunması nedeniyle kardeşi …’a ait kimlik bilgileri ile düzenlenmiş suça konu … belgesini kullandığını beyan etmiştir.
3. İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 25.04.2014 tarihli raporunda suça konu … belgesinin külliyen sahte olduğu ve aldatma kabiliyetini haiz olduğu belirtilmiştir.
4. Mahkemece, sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Sanık savunması, mağdur beyanı, kriminal raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın mahkûmiyetine karar veren mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığının 26.05.2014 tarihli ve 2014/2751 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama, resmi belgede sahtecilik ve başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçlarından kamu davası açıldığı, bilahare Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.06.2014 tarihli ve 2014/197 Esas, 2014/255 Karar sayılı kararı ile resmi belgede sahtecilik ve başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçlarından görevsizlik kararı verildiği, ancak sanık hakkında başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan hüküm kurulmadığı anlaşılmakla bu suçtan zamanaşımı süresince mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
3. Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre de esas olan ve 3 aydan fazla hapis cezasını içeren Lapseki Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/176 Esas ve 2008/106 Karar sayılı ilamına konu mahkumiyet hükmü bulunmasına rağmen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi ve aynı Kanun’un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
5. Ancak;
a.Suça konu … belgesinin akıbeti hakkında karar verilmemesi,
b.Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında kasten işlenmiş suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olan ve kazanılmış hakka konu edilemeyen 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
c. 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin yedinci fıkrasında “hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere infaz hâkiminin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin” belirtilmesi karşısında; mahkemece “sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmesi halinde cezanın infaz edileceği, denetim süresinin iyi halle geçirilmesi halinde cezanın infaz edilmiş sayılacağının sanığa ihtarına” karar verilerek infazı kısıtlayacak şekilde hüküm kurulması,
Hukuka aykırı görülmüş olup bahse konu bu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (5) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Turgutlu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.05.2015 tarihli ve 2014/257 Esas, 2015/360 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün , 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından 3 numaralı bendin üçüncü paragrafının çıkartılarak yerine “5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin yedinci ve sekizinci fıkraları uyarınca sanığın deneme süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere hakimin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi halinde ertelenen cezanın kısmen ya da tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin ve denetim süresini yükümlülüklerine uygun veya iyi hali olarak geçirildiği takdirde, cezanın infaz edilmiş sayılacağının ihtarına (yapılamada)” paragrafı ile “uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilerek uygulanmasına” ve “Adli Emanetin 2014/206 sırasına kayıtlı suça konu … belgesinin dosyada delil olarak saklanması” ibarelerinin eklenmesi suretiyle, hükmün , Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.05.2023 tarihinde karar verildi.