Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2020/197 E. 2023/418 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/197
KARAR NO : 2023/418
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/1406 E., 2015/246 K.
SUÇ :Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 44. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2015 tarihli ve 2014/1406 Esas, 2015/246 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 51 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve ertelemeye karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın atılı suçu işlediği sabit olmadığından beraatine hükmedilmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanma şartları oluştuğu halde uygulanmadığına, ayrıca re’sen tespit edilecek hususların gözetilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın 17/07/2014 tarihinde Bahçelievler İlçe Emniyet Müdürlüğü Pasaport Büro Amirliğine gelerek pasaport müracaat talebinde bulunduğu, görevlilere kendisinin fotoğrafını havi ancak …’a ait kimlik bilgileriyle düzenlenmiş dosya arasında mevcut bulunan sahte nüfus cüzdanını ibraz ettiği anlaşılmaktadır.
2. Sanık savunmasında araması olduğu için suçu işlediğini ikrar etmiştir.
3. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından tanzim edilen uzmanlık raporuna göre; nüfus cüzdanının tamamen sahte olarak düzenlendiği ve aldatıcılık niteliğini haiz olduğu tespit edilmiştir.
4. Mahkemece sanığın ikrarı ve belgenin aldatıcılık niteliğine sahip olmasına dayanılarak resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun (YCGK) 14.10.2003 tarih ve 232-250 sayılı, 09.10.2012 tarihli ve 2011/8-335 Esas, 2012/1804 Karar sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatıcılık niteliğinin varlığını göstermeyeceği; Nüfus Hizmetleri Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik 131 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki “Fotoğraf, nüfus ve uluslararası aile cüzdanında bu alan için ayrılmış olan çizgilerin dışına taşmayacak ebatlarda kesilerek yapıştırılır.” ve aynı Yönetmelik’in 130. maddesinin 2. fıkrasında yer alan “soğuk damga fotoğrafın üzerine gelecek ve fotoğrafın görüntüsünü bozmayacak şekilde ve nüfus cüzdanının plastikle kaplanması işleminden sonra ay-yıldıza doğru uygulanır.” şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında; belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının tayin ve takdiri hakime ait olup, yasal unsurlarının tam olup olmadığı ve aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığı hususunda gözlem yapılması gerekiyorsa da, dosyada aslı bulunan suça konu nüfus cüzdanı üzerinde heyet olarak yapılan incelemede; fotoğraf üzerinde soğuk mühür izinin bulunduğu ve düzenlemelerdeki şekil şartlarına uygun olduğu ve belgenin aldatıcılık niteliğinin bulunduğu değerlendirilmiştir.
2. Sanığın ikrarı, suça konu kimlikte aldatıcılık niteliğinin mevcut olması ve diğer tüm deliller nazara alındığında sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünde isabetsizlik bulunmadığı gibi sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin tatbik edilmemesinin de yasal gerekçelerle karar yerinde açıklandığı ve 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca sanığın lehine olacak şekilde cezasının ertelendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde olmadığından mahkeme hükmünde bu yönüyle hukuka aykırılık görülmemiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
4. YCGK’nın 23.02.2010 tarih ve 230/32 sayılı kararında açıklandığı üzere, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki maddesindeki denetim süresi kazanılmış hakka konu olamayacağından, cezası ertelenen sanık hakkındaki denetim süresinin alt sınırının mahkum olunan ceza süresinden az olamayacağının gözetilmemesi dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (4) numaralı paragrafta açıklanan nedenle Bakırköy 44. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2015 tarihli ve 2014/1406 Esas, 2015/246 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından TCK’nın 51 inci maddesinin 3 üncü fıkrasının uygulanmasına ilişkin bölümdeki “1 yıl” ibaresinin çıkartılarak yerine “1 yıl 8 ay” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.02.2023 tarihinde karar verildi.