Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2020/2448 E. 2023/1821 K. 22.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2448
KARAR NO : 2023/1821
KARAR TARİHİ : 22.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 318 inci maddesi uyarınca oy birliğiyle reddine karar verilmiştir.

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.11.2013 tarihli ve 2011/627 Esas, 2013/656 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca 2 yıl süreyle denetime tabi tutulmasına karar verilmiştir.
2. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.11.2013 tarihli ve 2011/627 Esas, 2013/656 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 28.09.2017 tarihli ve 2015/4954 Esas, 2017/6139 Karar sayılı ilamıyla
“Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Belgede sahtecilik suçlarında aldatma yeteneği bulunup bulunmadığının takdirinin yargılamayı yapan hakime ait olması ve yapılan sahteciliğin belli bazı kişilere karşı değil, objektif olarak herkese karşı aldatma yeteneğine sahip olması gerektiği cihetle; dosyada fotokopisi bulunan suça konu senet aslının duruşmaya getirilerek aldatıcılık niteliğini taşıyıp taşımadığının özellikleri tutanağa yazılarak belirlenmesi ve gerekçeli kararda tartışılması gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi..,”
nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.09.2019 tarihli ve 2017/562 Esas, 2019/528 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay süreyle denetime tabi tutulmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, suça konu senedin katılanın parça parça talimatı ile doldurulduğuna, ancak senedin miktarı kısmında tahrifat yapılmadığına, sanığın tutarlı savunmalarına karşın katılan beyanlarının tutarsız olduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ve re’sen gözetilecek sair nedenlere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılan …’in kiracısı olduğu ve apartmandaki dairelerin işleriyle ilgilendiği, bahse konu binada mantolama işi yapılmasına karar verildiği, bu işin temyiz dışı sanık Aydoğan tarafından yapılacağı, Elmas ve Aydoğan’ın, katılana binada mantolama yapılacağını ve daire başı 5.250,00 TL ödenmesi gerektiğini söyledikleri, katılanın bir miktar peşin ödediği, ayrıca suça konu alacaklısı …, borçusu … olan 21.06.2008 tanzim ve 02.08.2008 vade tarihli 3.000,00 TL bedelli bonoyu imzaladığı, sanığın bonodaki miktar hanesine eklemeler yapıp 300.000,00 TL bedele dönüştürerek … 2. İcra Müdürlüğününün 2011/2986 Esas sayılı dosyasıyla katılan aleyhine kambiyo senetlerine mahsus genel haciz yolu ile takip başlattığı, katılanın itirazı üzerine takibin durdurulduğu, katılanın takibe konu senette tahrifat olduğu, üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığı iddiası ile … İcra Hukuk Mahkemesinin 2011/302 Esas sayılı dosyası ile takibin iptali istemi ile dava açtığı, açılan davada mahkemece yaptırılan 24.10.2011 tarihli grafolog bilirkişi incelemesi ve Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden alınan 10.02.2012 tarihli raporuyla senetteki imzaların davacı(katılan) eli ürünü olduğu ancak senette tahrifat yapılarak bedelin 3.000.-TL iken 300.000.-TL yapıldığının tespit edildiği, sanığın bu suretle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia edilmiştir.
2. Sanık, maddi durumunun iyi olmadığını, katılanın teklifi üzerine katılan ile birliktelik yaşamaya başladıklarını, katılanın evinde kira ödemeden oturduğunu, katılanın iaşelerini karşılayacağını söylediğini, ancak hiç bir vaadini yerine getirmediğini, katılanın da bunun karşılığında 2008 yılında
kendisine suça konu senedi vermeyi teklif ettiğini, senet üzerindeki tüm yazı ve rakamların kendisine ait olduğunu, imzanın da katılana ait olduğunu, senet üzerinde oynama yapmadığını, suça konu senedin mantolama işi karşılığı verilen bir senet olmadığını savunmuştur.
Temyiz dışı sanık Aydoğan, inşaat malzemeleri ticareti ile uğraştığını, katılanın oturduğu binanın mantolama işi için bir miktar peşin para ve 3.000,00 TL bedelli bono verdiğini, senedi kendisinin doldurduğu, senedin ödenmesinden sonra iade ettiğini, suça konu bononun ise mantolama işi için alınan senet olmadığını savunmuştur.
3. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı, Fizik İhtisas Dairesi – Adli Belge İnceleme Şubesinin 17.12.2012 tarihli raporuyla “inceleme konusu senetteki yazılar ile …’ün mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu yazıların …’ün eli ürünü olduğu sonucuna varıldığı”; 17.04.2013 tarihli raporuyla “inceleme konusu senette miktarın rakamla belirtildiği bölümün sonunda yer alan “00” rakamlarının renk tonu ve kalibrasyon açısından kendisinden önce gelen rakamlardan farklı olduğu, miktarın yazıyla belirtildiği kısımdaki “yüz” yazısının renk tonu ve kalibrasyon açısından farklılıklar gösterdiği, ayrıca “yüz” yazısının sol ve sağında yer alan ilk harflere olan mesafelerin mutad olmadığı”; 08.04.2019 tarihli raporuyla “inceleme konusu senette miktarın rakamla belirtildiği bölüm sonundaki “00” rakamları ve miktarın yazıyla belirtildiği bölümdeki “yüz” yazısının konum, ebat, baskı derecesi ve mürekkep renk tonu bakımından kendilerinden önce ve sonra gelen yazı ve rakamlardan farklı olduğu saptandığından söz konusu “00” rakamları ve “yüz” ibaresinin senedin tanzimi sırasında sırası dahilinde yazılmamış olup bulunduğu yere sonradan ilave edilmiş olduğu” görüşü bildirilmiştir.
4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Gerekçeli karar başlığında “18.05.2011” olarak gösterilen suç tarihinin, sanığın suça konu senede istinaden icra takibi başlatılan “17.05.2011” olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
2. Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, kasten işlenmiş suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olan ve kazanılmış hakka konu edilemeyen 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin 3 üncü fıkrası nazara alınarak 1. fıkrasında yazılı hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.09.2019 tarihli ve 2017/562 Esas, 2019/528 Karar sayılı kararında, sanığın başlangıçta 3000 TL bedelli olarak düzenlenen senedin, miktarın rakamla belirtildiği bölümün sonuna “00” rakamlarını, miktarın yazıyla belirtildiği kısma da “yüz” yazısını ilave etmek suretiyle tahrif ettiği, bu şekilde oluşturduğu bonoyu icra takibine koyduğu, suça konu senet aslının duruşmaya getirtilerek incelendiği, gerekçede de yapılan ilavelerin ilk bakışta farkedilmeyeceğinin gözlemlendiğinin anlaşılması nedeniyle, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçların vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.09.2019 tarihli ve 2017/562 Esas, 2019/528 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına

TEVDİİNE, 22.03.2023 tarihinde karar verildi.