YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2839
KARAR NO : 2020/5964
KARAR TARİHİ : 19.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura kullanmak
HÜKÜM : Mahkumiyet
1-Sanık hakkında “2008 takvim yılında sahte fatura kullanma” suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, sanığın savunmasında suçlamaları kabul etmemesi karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; sanığın kullandığı faturaları düzenleyen mükellefler hakkında, “2008 takvim yılında sahte fatura düzenleme” suçundan kamu davası açılıp açılmadığının araştırılması, açıldığının tespiti halinde dava dosyaları getirtilip incelenerek bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya intikal ettirilmesi, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırma ve inceleme neticesinde sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması,
2-Kabule göre de;
a)5271 sayılı CMK’nin 225. maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiil ve failden ibaret olup, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak açılmayan davadan yargılama yapılıp hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı;…Cumhuriyet Başsavcılığı‘nın 03/08/2013 tarihli 2013/77205 Soruşturma ve 2013/32108 Esas sayılı iddianamesi ile 213 sayılı VUK’nin 367. maddesine göre dava şartı olan …Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı‘nın 26/04/2013 tarihli ve RDK-36959704-3/712 sayılı Rapor Değerlendirme Komisyonu mütalaasına uygun olarak sanık hakkında “2008 takvim yılında sahte fatura kullanma” suçundan kamu davası açıldığı, sanık hakkında “sahte fatura düzenleme” suçundan açılmış bir dava ve yargılama koşulu olan mütalaa bulunmadığı gibi birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olan “sahte fatura düzenleme” ve “sahte fatura kullanma” suçlarının birbirine dönüşemeyeceği gözetilmeden, kararın gerekçe kısmında hem sahte fatura kullanma hem de sahte fatura düzenleme suçlarına ilişkin açıklamalara yer verildikten sonra, hüküm fıkrasında “sahte fatura düzenleme” suçundan hüküm kurulduğu belirtilmek suretiyle CMK’nin 225. maddesine muhalefet edilmesi,
b)Sanığın aynı takvim yılı içerisinde farklı beyanname dönemlerinde birden fazla sahte fatura kullanma şeklinde gerçekleşen eylemlerine ilişkin olarak, TCK’nin 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümleri uygulanmayarak eksik ceza tayini,
c)Dosya kapsamına göre en son Aralık ayına ait faturaların KDV indiriminde kullanıldığının belirlenmesi nedeniyle “25/01/2009” olan suç tarihinin, gerekçeli karar başlığında “2008” olarak yanlış yazılması,
d)5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından ceza miktarı itibarıyla sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 19.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.